Mizgin ORUÇÇİFTÇİ

Mizgin ORUÇÇİFTÇİ
@onlymizgin
-gökyüzününbirucundanbirucunauçsuzvebucaksızca-
Nereden bilebilirdi Tayyar? Yıllar önce, en fazla yarım saat gördüğü bir çocuğun, binlerce gün sonra, yine bir yarım saat içinde kendini öldüreceğini. Nereden bilebilirdi Derda? Tayyar'ı öldürerek, kendininki hariç, herkesin intikamını aldığını. Nereden bilebilirdi İsrafil? Derda'yla Tayyar'ı asla yan yana getirmemesi gerektiğini. Nereden bilebilirdi Çöpçü Hanif? Derda sayesinde hayatta kaldığını. Nereden bilebilirdi insanoğlu? Varlığının sonuçlarını. Hepsinin de yanıtı aynıydı: Hiçbir yerden... Belki de bu sayede hayat devam ediyordu. Kimse, neye neden olduğunu önceden bilemediği için... Çünkü her davranışının zaman içindeki bütün sonuçlarına önceden tanıklık eden kişinin ilk tepkisi, büyük ihtimalle, durmak olurdu. Durmak ve durdurmak. Dehşet içinde. Hareket etme korkusundan kalbi durana kadar. Çünkü her hareketin nihai sonucu acıydı ve belki de, insanoğlu bunu bilse, hiç doğmazdı. Belki de daha kötüsü, bütün bunları bilse de doğmaya devam ederdi. Ne de olsa, insandı ve doğası gereği arsızdı. Doğmak için her şeyi yapardı. Gerekirse karnından çıktığı annesinin leşini doğumhanede bırakır, hatta dünyaya ikizine yapışık bile gelir, ama yine de doğardı...
Sayfa 305·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O günden sonra Derda, hücre hücre öldü ve gün gün yaşlandı. Çünkü derdi korku değil, korkuyu beklemekti. Ve korkuyu beklemek, korkudan beterdi. Bir zamanlar, birinin yazdığı gibi...
Sayfa 222·Kitabı okudu
Alıntı
Ama şimdilik, gri Seat'ın içinden, üzerinde Hope yazan tabelaya bakarken, her şey yolundaymış gibi görünüyordu. Ve herkes görünene aldanmaya hazırdı. Çünkü görünene aldanmak, hayatı dayanılır kılmanın ilk şartıydı...
Sayfa 173·Kitabı okudu
Edebiyat
"Şu ağaçları görüyor musun?" diye sordu Anne. Kökleri topraktan taşmış yüzyıllık çınarları gösteriyordu. Sonra durup, "İspanyol paça pantolonlara benziyor." deyip güldü. Derdâ da tam gülümseyecekti ki tuttu kendini. Işığın bile olmadığı bir derinlikten gelen endişeyle, eğer iyi hissettiğini belli ederse terk edilmekle cezalandırılacağını düşünüyordu.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Edebiyat
Yetişkin uysallığının temeli, toplumun varlığını sürdürebilmesi için toplumdaki her bireyin bir boka yaraması gerektiği inancında yatar. Ve en önemlisi, yetişkin uysallığı, tamamen ölçüsüz bir dünyada, milimetrik bir biçimde ölçülüdür.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Edebiyat