Dünya tüm bu saçmalıklarla dönüp duruyor ve insanlar sırf başkalarının fikirlerine olan saygılarından, kendi dileklerini ve isteklerini düşünmeden, paranın, onurun ve diğer gösterişlerin peşinden koşuyorlar. Bu tam bir ahmaklık!
Wilhelm, kalplerimizdeki sevgi olmasa, dünyanın ne anlamı olurdu? Işıksız olsa, sihirli bir fenerin ne anlamı kalır? İçindeki alevi tutuşturmalısın ki beyaz duvarlar aydınlansın.
"Bizler, ufacık şeylerden rahatsız olmaya hazırız. Mutlu günlerimiz pek azken, dertli günlerimiz pek fazla. Tanrı'nın bize bağışladığı güzellikleri görebilsek, kötülüklerle baş ederken daha güçlü oluruz."
Sevgili Wilhelm, sık sık düşünüyorum. İnsanoğlunun içinde gezmek ve yeni keşifler yapmak arzusu, bunları bir kısır döngüye çevirip, geleneklerle sınırlandıran ve çevresinde olan bitenle ilgilenmemeye zorlayan bir içgüdüyle engelleniyor.
Bir kaygı ve korku bizleri eğlencenin tam ortasında yakaladığında, genellikle etkisini daha fazla gösterir. Bunun nedeni de ya zıtlıkların daha büyük hassasiyet oluşturması ya da duyularımızın dış etmenlere açık olmasından sonuçları daha güçlü hissetmemizdir.