Benim zekâma ve yeteneklerime, hislerimden daha fazla değer veriyor oysa benim için asıl önemli olan hislerim. Gücümün, mutluluğumun ve kederimin tek kaynağı onlar. Sahip olduğum diğer tüm bilgileri başkaları da edinebilir ancak hislerim yalnızca bana aittir.
Onlarca kral, bakanları, onlarca bakan da sekreterleri tarafından yönetilmiyor mu? Bu gibi durumlarda asıl lider kim? Bence lider, başkalarına destek olup, onların gücünü ve tutkularını kendi tasarılarını gerçekleştirmek için kullanacak kuvvet ve yeteneğe sahip olandır.
Nasıl olur da mutluluk kaynağımız aynı zamanda keder çeşmemiz olabilir? Kalbimi sevgiye boğan ve cenneti önüme sererek beni mutlu eden coşkulu duygular, çekilmez bir eziyete dönüştü.
"İnsan doğasının," diye devam ettim. "Sınırları vardır. Yüklü acılara, neşeye ve kedere dayanabilir ancak bu ölçü geçildiği anda yok olur. Sorun bir insanın güçlü ya da zayıf oluşu değil, acılarının ölçüsüne katlanıp katlanamadığıdır. Bu acı ruhsal ya da fiziksel olabilir ve bence kendine zarar veren bir adama korkak demek, hastalıktan ölen bir adama korkak demek kadar saçmadır."