10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Tayfun Haykır- Abdullah Kaan/ Anadolu'da Bir Mahfil: Çelebi Dergisi (2020-2025). Ülkemizde daha yayın hayatındayken, akademik çalışma yapılmış belki de tek dergi, Çelebi dergisidir. Genelde yayın hayatını bitirmiş, üzerinden onlarca yıl geçmiş, gazete ve dergilerin akademik çalışmalara konu olması bu zamana kadar görülmüştür bu anlamıyla Çelebi dergisinin ilk beş yılının akademik bir çalışmaya kaynaklık etmesi derginin işlevi açısından önemlidir. Ankara Hacı Bayram Üniversitesi'nde görev yapan Doç. Doktor Tayfun Haykır ve Abdullah Kaan'ın bu çalışması dikkat çekicidir. Eserde de belirtildiği şekli ile Anadolu'da gazete, dergi çıkarmanın pek çok zorlukları vardır. Çelebi dergisi bu zorlukları adım adım aşarak ilk beş yılını tamamlayıp, akademik çalışmalara konu olmuştur. Takdim ve Önsöz ile başlayan eser, birinci bölümde Çelebi dergisinin tanıtımını yapmaktadır. İkinci bölüm Çelebi'de edebi ve Kültürel Faaliyetleri incelemektedir. Üçüncü bölümde ise Kronolojik Tahlili, Dizin ve İlk Beş Yılında Çelebi'nin Kapakları bulunmaktadır. Abonesi olduğum Çelebi dergisinin böyle bir akademik çalışmaya konu olması tüm okuyucuları gibi beni de mutlu etmiştir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Anadolu'da Bir Mahfil: Çelebi DergisiTayfun Haykır · Post Yayınevi · 20251 okunma
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANH ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan doğunca
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
Reklam
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:56
Çiçeği burnunda bir yazar olarak, bu kitabın sonunda yer alan, 195-199 sayfaları arasındaki 'önsöz'ü tüylerim ürpererek okudum çünkü kitabımı tamamladığımda buna benzer cümleler benim de cümlelerimdi. Kitaptaki her karakterin aslında yazarın bir parçası olması fikri her ne kadar sıra dışı bir fikir olmasa da usta bir kalemden, farklı cümlelerle okuyunca etkilendim. Bir okur olarak başlarda kitabın konusuna 10 üzerinden 10, anlatım diline 10 üzerinden 8 diyebilecek durumdaydım çünkü konusu her ne kadar güzel olsa da edebiyat kokutulmaya çalışılmış çok uzun cümleleri, cümlenin öğeleri açısından bir edebiyat öğrencisinin ilgisini çekecek olsa da, bir 'Edebiyat Ödülü' alacak olsa da, yer yer, benim içimi baymadı desem yalan olur. (bu cümle bile yersiz uzun :) ) Zira aynı cümleyi iki kez okumaktan pek haz etmem :) Fakat tüm bunlara rağmen kitabın ortasından sonrası nispeten daha akıcı, bütünlüğü sağlanmış olması sebebiyle ve yaklaşık son 20 sayfada ruhumu çekip kitaba katmış olması sebebiyle, kitap için 10 üzerinden 10 diyebilirim. Konusuna gelecek olursak kitaplar ve siyaset gibi konular insanlara acı verdiği için kitapların itfaiyeciler tarafından yakıldığı bir dünya düzeni anlatılıyor. Başrol Montag'ın ise 'Bu durum hep böyle miydi, itfaiyecilerin asıl görevi bu muydu?' diye sorgulaması ile başlayan macerasının içine giriyoruz bir süre sonra. Eh, daha da fazla spoiler vermeyeyim. Bu kitaba bir şans verin derim çok sevdiklerim arasına ekledim bile. Siz okudunuz mu? Nasıl buldunuz? Bu yorum sonrası okumaya karar verir miydiniz?
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Puan vermedi·65 syf.··
2026 58. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 03:28
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Zadie Smith'in “Martha ile Hanwell” adlı öyküleri oldu. Yazarı, önceden duymuştum fakat geçen ay okuduğum “İngiliz Edebiyatı 101” kitabında da geçince tanışmak istedim. Everest Açıkhava Serisinden 68 sayfalık iki göçmen öyküleri bulunuyor içinde. Pdf'den okuduğum için bu defa önsöz yoktu. Yorumlarda gördüğüm kadarıyla Önsöz'de iyi tespitler bulunuyormuş. İki karakterinde iç dünyasında bir yere ait hissedememesinin sorununu göstermek istemiş yazar. Açıkçası tatmin edici bir okuma olmadı.
Edebiyat Hikaye Öykü
Martha ile HanwellZadie Smith · Everest Yayınları · 2021456 okunma
Dokunuyorum, dokunuluyorum öyleyse varım
10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Dokunmak tanımaktan daha fazlasıdır. Bazen sevgiyi bazen de öğrenmeyi derinleştirir. Schmid dokunmanın çok farklı çeşitlerine DOKUNARAK kısacık esere sığdırdıyı sıra dışı yaklaşımlarıyla okurlarının yüreğine DOKUNMUŞ. Özellikle en son bölümdeki "okuma" ile ilgili tespitleri çok hoşuma gitti. Bunun yanı sıra önsöz kısmında insan hayatında (özellikle bebeklerin) temasın hayati önemine yapmış olduğu vurgu çok kıymetli.
Dokunmanın Gücü ÜzerineWilhelm Schmid · İletişim Yayınları · 20201,106 okunma
9/10
·440 syf.··
2026 59. kitabı
Bu kitaba başlamadan önce önsöz kısmında öğrendiğim bir detay dikkatimi çekti. Yazarın geçmişte bir SEAL askeri olması ve kendi deneyimlerinden de faydalanarak bu kitabı kaleme alması bence kitabın en güçlü taraflarından birini oluşturuyor. Özellikle askeri operasyonlar ve görev süreçleri oldukça gerçekçi hissettiriyordu. Kitabın başında James Reece ve ekibinin uzun süredir peşinde oldukları bir hedefe yönelik çıktıkları operasyonu okuyoruz. Ancak bu görev sırasında yaşananlar her şeyi değiştiriyor. İlk sayfalarda bir askeri roman okuyormuş gibi hissederken ilerleyen bölümlerde siyasi entrikaların, komploların ve büyük sırların merkezinde buluyoruz kendimizi. Operasyon sonrasında yaşanan kayıplar, James’in yaşadığı yıkım ve ardından eşiyle kızını da kaybetmesi olayların etkisini daha da artırıyordu. Bir noktadan sonra James’in beynindeki tümör detayıyla birlikte okuduklarımızı sorgulamaya başlıyoruz. Yaşadıkları gerçek mi yoksa bir sanrı mı bunu düşünüyoruz. Ancak olayların derinine indikçe James’in şüphelerinin boşuna olmadığını görüyoruz. Capstone Endüstri, ilaç şirketleri ve askerler üzerinde yürütülen çalışmalar devreye girdikçe taşlar yerine oturmaya başlıyor. Bu süreçte Kate karakterinin araştırmacı yönünü de başarılı buldum. James beyninde tümör olmasına ve en yakınlarını kaybetmesine rağmen pes etmemesi, gerçekleri ortaya çıkarmak için verdiği mücadele oldukça etkileyiciydi. Ben Edwards ise James’in yanında duran önemli karakterlerden biri olsa da bazı davranışları nedeniyle bende sürekli bir şüphe duygusu oluşturdu. Kitabın sonlarına doğru tempo ciddi anlamda yükseliyor. Her yeni gelişmeyle birlikte olayların birbirine bağlanışını görmek merak duygusunu sürekli canlı tuttu. Final benim için tatmin ediciydi ancak beni en çok etkileyen şey, başta bağımsız
İnfaz ListesiJack Carr · The Kitap · 041 okunma
Reklam
Reklam