DARK ROMANCE SEVERLER
4/10
·432 syf.··
2026 1. kitabı
Penelope Douglas’ın Günaha Davet kitabının hikayesi farklıydı ilgimi çekti. Anlatımı akıcı olduğu için sayfalar hızlı ilerledi ve hikâye boyunca “şimdi ne olacak?” merakım hiç azalmadı. Olay örgüsündeki gerilim kitabın temposunu sürekli canlı tutuyor. Kai karakteri ise benim için kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Soğukkanlı tavrı, oldukça etkileyiciydi. Karakterler genel olarak başarılı işlenmiş ve aralarındaki çekim hissediliyor. Kitapta smut sahneleri de bulunuyor ancak hikâyenin önüne geçecek kadar baskın değiller onu da söyleyeyim. Romantizm, gerilim ve merak unsuru dengeli ilerlediği için okurken sıkılmadım. Dark romance sevenlere ve karakter dinamiklerini ön planda okumayı sevenlere tavsiye edebileceğim keyifli ve farklı bir kitaptı.
Günaha DavetPenelope Douglas · Dex Kitap · 2023785 okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2026 28. kitabı
Jack London'ın Martin Eden romanı; hayallerinin peşinden giden, kendini geliştirmek için büyük mücadele veren genç bir adamın etkileyici hikâyesini anlatıyor. Roman; aşk, sınıf farklılıkları, başarı, bireysellik ve hayatın anlamı üzerine derin sorgulamalar içeriyor. Martin'in bilgiye ve edebiyata duyduğu tutku onu zirveye taşısa da, başarı her zaman mutluluk getirmiyor. Düşündüren anlatımı ve güçlü karakteriyle okuru uzun süre etkisi altında bırakan, klasikler arasında özel bir yere sahip bir eser.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Neşeli olmak nezaket gereğidir.”
10/10
·112 syf.··
2026 30. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 17:10
Yazar, 40 yıllık hayat arkadaşının ölümünün ardından yaşadığı yas sürecini kaleme alıyor ve bunu yine kendine has nüktedanlığı ile yapıyor. Bu yas süreci oldukça gerçekçi yazılmış. (zaten gerçek) Çok süslü cümleler yok ama hayatın çok içinden farkındalıkların ifadeleri var. Birini kaybettikten sonra hayatımızda oluşan boşluklar, giden kişinin bıraktığı eşyalar, yarım kalan işleri ve her şeye rağmen hayatın devam etmesi ve yası yaşayan kişinin de devam etmek zorunda olması… Fournier bunları yaşarken anılara başvuruyor, günlük hayatından bahsediyor ve kitabı da eşine değil, ikisinin hayatına ithaf ettiğini söylüyor. Bahçedeki bir çiçek, cüzdanda kalan son para, indirim habercisi mesajlar, yazlıktaki insanlar ve güzel anları ölümsüzleştiren bazı fotoğraflar yazara eşinin kaybını gösteriyor. Ve sık sık onun kendisinden önce öldüğüne, neden onu bırakıp gittiğine dair kırgınlıklar yaşıyor. Biz okura da böyle garip bir his bırakıyor.
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,7bin okunma
3/10
·416 syf.··
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:00
Yani gerçekten ne okudum bilmiyorum, olay neydi nereye geldi onu da anlamadım. Sosyal medyada çok gördüğüm ve herkesin “muhteşem off harika”diye anlattığı bir kitap ama ben o muhteşemliği göremedim gibi. Zaten büyük bir reading slump’a girdim, bayadır kitapları elime alıp biraz okuyup of bu değil diye bırakıyorum. Bunu da başta öyle yaptım, çevirisini okuyayım dediğim pek içimi açmadı başlangıcı. Sonra videolarına baktım insanlar neler yapmış bu kitapla ilgili diye, ilginç ve eğlenceli şeyler görünce İngilizcesine şans verdim. Çoğunu atlayarak da olsa kitabı bitirdim mi? Evet Kendimi bu yüzden tebrik ediyorum. Buradan sonra spoiler içerir. Yani başlangıçta evet güzel ve gizemli bir şeyler, Josh olduğunu biz direkt öğrendik zaten ama orda baya heyecanlandım ben aa bak neler olacak faalan. Kız direkt anladı zaten Joshla görüşünce, yani işin heyecanı nerde? Durduk yere adam öldürüp niye kızın mafya amcasını bulup borçlanıp geldiler yani olay oraya nasıl bağlandı ben çözemedim? Az önce neler yapıyordunuz bir anda mafyaya nasıl bağladık?? Smut sahneleri de başta güzel gelmişti severek okudum ama sonra he tamam bildiğimiz şeyler diye geçtim hiç sarmadı. Yani bir gerilim, bir heyecan yok. Şöyle çığlık atmalı kitabı fırlatmalı patlama anları yok?? Her şey planlı ve okey yani kız heyecanlanıyo değişik fanteziler tamam en marjinal sizsiniz. Sonuç olarak reading slumptan çıkmamı sağlayacak bir kitap oldu gibi duruyor. Sonuçta aylar sonra bitirebildiğim bir kitap oldu, o yüzden teşekkür ediyorum kendisine. Ama yarısında keyif almadım, bağlanmadım kitaba. O yüzden başarısız diyorum ben. Pandemide Den of Vipers okumuştum, belki okuduğum ilk dark romance/smutty kitap olduğu için bir konusu ve amacı olmadan bile keyif aldım. Den of Vipers bundan daha iyi hissettirmişti malesef.
Lights OutNavessa Allen · Zando – Slowburn · 2024587 okunma
6/10
·152 syf.··
2026 1. kitabı
Beş öykümüz var. Ben bu kitapta karakterler arasında neler döndüğünü hiç anlamadım. Bol aldatmalı ve ihanet içeren öykülerdi. Karakter iletişimleri de çok garipti. Uzun uzun konuşup aniden konuşmadaki bir cümleye kırılıyorlar, ortam geriliyo ama ben neye kırıldıklarını bile anlamıyorum. Hikayeler de bir garip ilerliyor, mesela ikinci öyküde adamın evi dağıtmasına nasıl hiçbir tepki verilmediğini ve adamın arkadaşlarının onu nasıl öyle kullanmalarına izin verdiğini anlamış değilim. Dördüncü hikaye biraz güzel ve içtendi ama diğerlerini kafa karıştırıcı buldum maalesef. Ama bu adamın öyle güzel yazım tarzı ve olayları aktarma becerisi var ki okuduğum şey bana ters bile olsa o okuyuş hazzını yaşatıyo bir şekilde. Seçtiği kelimeler ve anlatım gücü çok yüksek. Belki başka yazardan okusam yarım bırakacağım bu kitabı sırf ishiguronun dünyasında biraz daha kalabilmek için gayet keyifli şekilde okudum. Yani hikayeleri değilde daha çok hikayelerin anlatımını beğendim.
Noktürnler - Müziğe ve Günbatımına Dair ÖykülerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 2017632 okunma
Devamını yorumlara yazacağım..
Puan vermedi·%56 (180/320 syf.)
Kaan ve Hande çocukluk arkadaşı, lise aşkıdır. Liseyi İzmir'de, üniversiteyi İstanbul'da birlikte okurlar. Okul bittikten sonra evlenmeyi planlarken Hande iş bulur, Kaan ise iş arayışındadır. Hande iş hayatına alıştıkça Kaan'a karşı soğur. Kaan iş bulduğu gün Hande'ye bu haberi vermek için buluştuğunda, Hande ona "birlikte olamayacağız" diyerek orayı terk eder. Kaan yıkılır, bileğini keserek intihara teşebbüs eder, komşusu tarafından hastaneye yetiştirilir ve hayata döner. Ama bileğinde artık kanayan bir yara vardır. Eski arkadaşı Ayça, Kaan'ı toparlar, kendi çalıştığı yerde iş bulur, onu hayata yeniden bağlar. Kaan geceleri şiir yazar, yazdıklarını Facebook'ta paylaşır. Bu sırada hayatına Ece girer, aynı şirkette çalışmaktadırlar. Dostlukla başlayan yakınlaşma bir akşam evlerinde samimi bir an yaşarken kesintiye uğrar: Kaan'ın bileğindeki yara kanar, kan Ece'nin yüzüne bulaşır. Kaan her şeyi anlatır, Ece uzaklaşır. Duru ile de benzer bir şey yaşar – elle tutuştuklarında yara yine kanar. Kaan, yarasının başka bir ilişkiye izin vermeyeceğini anlar. Bir gün arabayla giderken önüne bir deniz topu fırlar, ardından bir çocuk. Kaan frene basar, çocuğun yanına gider. Çocuk bileğinin kanadığını söyler, Kaan "bazen kanıyor" der. Çocuk, sanki her şeyi biliyormuş gibi, "Bazı yaralar sardıkça kanar" der ve kaybolur. Kaan bu sözü çok düşünür, çocuğa "Deniz Çocuğu" adını verir. Sözü Facebook duvarında paylaşır. Bir süre sonra Lavin adlı bir kız, "Tıp dünyasının dramı" diye alaycı bir yorum yapar. Kaan sinirlense de güler, merak eder, arkadaşlık isteği gönderir, Lavin kabul eder. Kaan'ın ilgisini çeken bu yorum, ikilinin Facebook'ta tanışmasına ve zamanla samimi bir arkadaşlık kurmasına vesile olur. Kaan, Lavin'in neşeli ve hayat dolu tavrına rağmen onun da tıpkı kendisi gibi
Alıntı
YaralıKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20149,3bin okunma