logo Anasayfa Türk Tarihi Bir şifa medeniyeti : Osmanlı Bir şifa medeniyeti : Osmanlı Yayınlanma Tarihi: 25.07.2018 00:00 Güncelleme Tarihi: 26.07.2018 10:08 İslâm dininin tebliğinden sonra Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) işaret ve teşvikleriyle dinî ilimlerin yanında tıp bilimi de gelişmişti. Cihan İmparatoru olan Osmanlı imparatorluğu ise tıbbiye konusunda Avrupalılardan çok öndeydi. İnsanoğlunun varlığından itibaren sağlık ilgi alanı oldu. Batı yüzyıllardır tedavisi mümkün olmayan hastalıkların tedavisinde şeytan çıkarma yöntemini kullandı. Osmanlı ise o dönemde günümüz modern tıbbına ait birçok yöntemi kullanıp modern olarak teşkilatlanmaya gitti. Osmanlı hekimleri bilim yerine araç olarak şifayı tabiatın kendisinde buldu. Günümüzde değişen bu yöntemler sadece olumlu yönde mi olmuştur? KİMLERİ ÖRNEK ALDILAR İbn-i Sina'nın El-Kanun Fi't-Tıb adlı eseri tıp dünyasında eşsiz bir kaynaktır. Bu eser, tüm dünyayı etkileyen, eserleri Avrupa'daki tıp fakültelerinde yıllarca ders kitabı olarak okutulmuştur. İbni Sina'da, kişinin dört mizacına göre hastalıklara çare bulur. Mizacı aynı olan insanların majör özellikleri benzerdir. Ancak her insanın mutlaka saf safravi, demevi, balgami veya sevdavi olmayabilir. Kişinin bedeninde birden fazla hılt baskın olabilir. Bu tiplere karışık mizaç denir. Böyle bir kişi baskın olan iki veya daha fazla hıltın karma özelliklerini gösterecektir. İnsanda dört hıltın dengesinin bozulması ile hastalık oluşur. Tedavi şekillerinden en göze çarpanlar müshil, lavman, kusturma, hamam, masaj, egzersiz, hacamat, sülük beslenme tarzı değişikliği ve tıbbi bitkilerdir. Günümüzde hala kullanılan başarılı tedavi şekillerindendir. Bütün bu uygulamaların ana fikir detokstur. Bozukluğu tespit edilen hıltların bedenden uzaklaştırmak asıl amaçtır. Bedenin
Araştırma-İnceleme Tarih
Hey gidi Yalan batı
Biruni ise, biyoloji, bitkiler, madenler, hayvanlar ve yararlı otlar üzerinde bir dizin oluşturmuştur. Ancak bu eserlerden sadece yirmi yedisi günümüze kadar gelebilmiştir.Özellikle Bîrûnî'nin eserlerinin Ortaçağ'da Latince'ye çevrilmemiş olması, kitaplarının ağır bir dille yazılmış olmasının bir sonucudur. Ancak Bîrûnî kendisinin de dediği gibi, yapıtlarını sıradan insanlar için değil bilginler için yazmaktaydı. Yunan ve Hint tıbbını incelemiş, Sultan Mes'ud'un gözünü tedavi etmişti. Otların hangisinin hangi derde deva ve şifa olduğunu çok iyi bilirdi. Eczacılıkla doktorluğun sınırlarını çizmiş, ilaçların yan etkilerinden bahsetmiştir. Farabi'nin tıp, mantık, felsefe ve hatta müzik alanında birçok yapıtı vardır. Tıp alanında çalışmalar yapan Farabi, bu konuda çeşitli ilaçlarla ilgili eser yazdı. Farabi, gerek insan fizyolojisi ve anatomisi, gerek nöroloj ve biyoloji, gerekse psikoloji gibi konularda çeşitli çalışmalar yapmış ve eserler kaleme almıştır.Kendisi onuncu yüzyılda yaşamıştır ve ilk kanser ameliyatını gerçekleştirmiştir. Tıp üzerine yazdığı Kitab Kamilü-s Sina adlı eseriyle bilinir, bu eser daha sonra 980 yılında tamamlanan The Complete Art of Medicine olarak adlandırlmıştır.Ali bin Abbas bu eserini Emir'e ithaf etmiştir.Bunun yanında cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanır. İnsan organizması üzerinde etkili olan faktörleri araştırdı. Tıbbî tedaviden çok, hastalıkların ana sebepleri üzerinde durur. Tıpta hastalıkların sebepleri üzerinde ilmî çalışmalar yapan ve eserler veren ilk âlimdir. Tıp konusundaki en önemli kitabı, "Hamse-i Şanizade" dir. Beş ciltten oluşan bu eser; anatomi, fizyoloji, hastalıklar, ilaçlar ve cerrahi konuları hakkında bilgi vermektedir. Akşemseddin dinî ilimlerin yanı sıra tıbbî ilimlerde de geniş bilgiye
Araştırma-İnceleme Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed.”
💬AŞURE GÜNÜ: KURTULUŞ, BEREKET VE TEVBE 💬 Esselamüaleyküm kıymetli dostlarım, Bugün, Muharrem ayının kalbinde, Aşure gününün derin manasini kısaca sizlerle paylaşıyorum. Allah’ın rahmet, mağfiret ve bereket kapılarının sonuna kadar açıldığı, duaların kabul olduğu bir zaman dilimindeyiz. 💫Aşure, Muharrem ayının 10. günüdür. Kelime anlamı "onuncu" demektir. Bu gün, sadece bir tatlı günü değil; kurtuluş, arınma ve yeni bir başlangıcın sembolüdür. 💫Hz. Adem (as) tövbesi bu günde kabul edildi. 💫Hz. Nuh (as) gemisi tufandan kurtulup Cudi Dağı’na oturdu. Hz. Nuh örneğinde; Tufanın biteceğine inan. Sabret. Sonunda gemin karaya oturacak. 💫Hz. Musa (as) kavmini Firavun’dan kurtardı, Kızıldeniz yarıldı. Hz. Musa as. Örneği bize şunu bildirir. Sıkıştığın anlarda, deniz ikiye yarılmasa da, Allah sana yeni yollar açabilir. 💫Hz. İbrahim (as) Nemrut’un ateşinden kurtuldu. 💫Hz. Eyyub (as) hastalığından şifa buldu. Hz. Eyyub örneği: Hastalığını, sabrını ve teslimiyetini Rabbinle olan bağını güçlendirmek için fırsat bil. 💫Hz. Yunus (as) balığın karnından çıktı.