başlangıç ile bitişin örtüşmesine dair,
roman şu paragrafla başlar:
"kronik vicdan azabı, tüm ahlakçıların hemfikir olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur. ... ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir."
o beklenen sonda ise vahşi john, son anlarını derin bir pişmanlıkla geçirir. kendini dikenli bitkilerin üzerine atar, kırbaçlar ve trajik sona ulaşır.
huxley, toplumların sınıflandırılarak "mutlu" olabilecekleri bir evren yaratmıştır. bu evrenin yaratıcısı henry ford’tur (ford hazretleri). ford, tüm toplumlar tarafından ilah olarak görülür. tanrı aşkına yerine ford aşkına denir. öyle ki ford’tan önce ve sonra olarak bir tarih tanımı vardır. f.s. 632 gibi. huxley'nin bu taşlaması fordgil'in (herkesin malumu henry ford’un) o şaşaalı endüstrisine dayanır.
yeni dünya'da kadınlar doğum yapmaz. bokanovskileştirme yöntemi uygulanır. yani yapay dölleme merkezleriyle geleceği şartlandırılmış insanlar yaratılır. “şişede büyütülmek.” ve her bölüm bu insanları toplumsal yapıda hangi yere sahip olacakları konusunda işlemlere tabi tutar. alfa, beta, epsilon gibi toplumsal sınıflar vardır. epsilon en aşağı katmandır. fakat her bir epsilon mensubu hiçbir zaman bir üstündeki sınıfı kıskanmaz. daha fazla didinip beta yahut alfa’daki insanların konumuna erişmek istemez. toplumsal sınıfların oluşma zorunluluğu vardır. bizim dünyamızda da keza öyledir, aileden tutalım da kraliyete değin her kurumda bir hiyerarşik düzen uygulanmıştır... aksi halde mutsuzluk ve çatışma baş gösterir. yeni dünya'daki bu sınıflardan biri, diğerini bastırmaz. "kıbrıs deneyi" olarak bir örnek verir mustafa mond(denetçi), vahşi john'a. ve sınıfların oluşturulma gerekliliğinden bahseder uzunca. hipnopedya, şartlandırma merkezleri,