Düşünüyorum da, ailelerin gururu, umudu olabilen, duygusal destekten mahrum edilmeyen şanslı çocukların sayısı artsa, bu ülke bambaşka biryer olurdu. Umarım bizden sonraki kuşaklar çocuklarını bu bilinçle yetiştirir.
Sorumluluk duygusunun değer boyutuyla ortaya konulması, gündelik hayattaki bağların da güçlendirilmesine yardım eder. Toplumu organizma olarak düşünürsek, toplumsal bütünlüğün esası için uyulması gereken değerlerden biri sorumluluktur. Aksi halde cemiyet bir çocuk gibi bencilleşir.
Akrep ve kaplumbağa arasındaki hikaye şöyle anlatılır: Suyun başında karşıya geçmek için bekleyen akrep kaplumbağadan yardım ister. Kaplumbağa eğer kendisine zarar vermezse onu taşıyabileceğini söyler. Akrep peki demesine rağmen, kıyıya yaklaştıklarında iğnesini batırıp kaplumbağayı zehirler. Kaplumbağa bunu neden yaptığını sorduğunda akrebin cevabı ilginçtir: “Bu benim mizacım, zehirlemeden yaşayamam.”
İnsanlar arasında da kötülük yapmaktan zevk alan kimseler vardır.