Uncanny Avengers Cilt 2: Dünyaya Düşen Adam ile hikâyeye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Cildin ilk yarısında Pleasant Hill’de geçen olaylara değiniliyor. Açmaz cildinde gördüğümüz Uncanny Avengers ekibinin, oraya varmadan önce neler yaşadığını ve olayların nasıl geliştiğini bu kez daha detaylı bir şekilde görüyoruz.
Ardından eski bir dost ve eski bir düşman, tek bir bedende dünyaya geri dönüyor: Hank Pym ve Ultron.
Hank Pym, Ultron’u öldürmek için kendini feda etmişti; fakat bedeninin küçük bir parçası Ultron’la birleşmiş bir hâlde geri dönüyor. Güçlü bir manipülasyonla dostlarını kandırmaya çalışsa da, sonunda Janet gerçeği fark ediyor ve kaçınılmaz olan gerçekleşiyor. Avengers takımları, eski dostlarının yüzüyle bütünleşmiş düşmanına karşı savaşmak zorunda kalıyor.
Vision ile Ultron’un yüzleştiği sahneler bana doğrudan filmdeki o unutulmaz anları hatırlattı ve açıkçası çok hoşuma gitti. Her ne kadar sonuç olumlu gibi görünse de, Ultron’un Hank Pym üzerinden yaptığı manipülasyonlar ekibin psikolojisini altüst etti. Onlar için hem duygusal hem de yıpratıcı bir süreçti. Ultron’u uzaya yolladıklarında bile içlerinde bir burukluk vardı.
Ben özellikle Ultron’la geçen bu hikâyeyi çok beğendim. Yaratıcısını öldürüp, ardından onun bedeniyle eski ekibine saldırması oldukça güçlü bir kurguydu. Keşke Açmaz gibi bir hikâye yerine bu konuya odaklanıp daha kapsamlı bir cilt yapsalardı; eminim çok daha etkileyici olurdu.
Okuması keyifli, çizimleri ise her zamanki gibi harikaydı. Hikâye bittiğinde geriye yalnızca sessizlik kaldı, insanlığın yankısı bir makinenin bedeninde kaybolurken..