Alfa Ayının kabileleri Philip K. Dick’in; gerçeklik, komplo, zaman, delilik, zihin okuma, kehanet ve dünya dışı canlılar gibi sık irdelediği kavramlar çerçevesinde kurulu bir roman; bir evlilik çatışmasından yola çıkarak gezegenler arası savaş ve komplolara varan bir casusluk öyküsüne evrilen, sürükleyici ve keyifli bir öykü. Aynı zamanda delilik ve toplumsal yargılar üzerine de bir eleştiri. Konusu kısaca şöyle;
Güneş sistemindeki gezegenler, uydular ya da diğer gezegen sistemlerinin her birinde kendine özgü canlılar ve kültürler yaşamaktadır. Dünya (ki o da kendi içinde komünizm ile kapitalizm kavgası içindedir) ile Alfalılar arasında yıkıcı bir savaş gerçekleşmiş dünya kazansa da hassas bir denge ortaya çıkmıştır. Alfa sisteminin uydu gezegenlerinden biri olan alfa ııı m2 tam bu dengede sıradışı bir konuma gelmiştir. Bu uydu, yerleşimcileri aslında bir akıl hastanesi personeli ve hastalarından oluşan küçük bir koloni görünümündeyken savaş kargaşası sırasında hastaların denetimsiz bir özgürlüğe kavuştuğu kendine özgü bir yere dönüşmüştür. Hastalar, hastalıklarının çeşidine göre kendi içlerinde kabilelere ayrılmış ve ortak bir komisyonla uydu gezegeni yönetmeye başlamışlardır. Bu kabilelerin her biri hastalıkların çerçevesine göre şekillenmiş, kimi agresif ve saldırgan, kimi depresif ve içe kapanık, kimi hayaller ve sanrılarla yaşayan, kimi çöplük içinde, kimi de sürekli komplo teorileri ve şüphecilik içinde yaşayan çeşitli halklara sahiptir. Bu halklar kendilerini hasta olarak değil farklı özelliklere sahip topluluklar olarak görmektedir. P. K. Dick bu tabloya bir de telepati, kehanetler, görüler gibi çeşitli özellikler eklemiştir ki bunların hangisinin gerçek hangisinin hastaların sanrısı olduğu da sürekli birbirine karışır. Alfa III m2 işte bu halde, bir ölçüde