Ben hala onun etkisi altındaydım, kişiliksiz bir aşık gibi onu taklit ediyordum. Baksana, çaya kokulu çay karıştırılmasını istemiyordum, sinirlendiğimde papatya çayı içiyordum, sokaktan geçen sütçüden süt alıp yoğurt yapacağız diye tutturuyordum ve 1 Mayıs mitinglerine, cezaevlerindeki durumu protesto gösterilerine katılıyordum…
Neden bir de rüya görüyoruz? Her şey olup bittikten sonra neden bir de rüya görüyoruz? Karmaşanın, keşmekeşin, hayatın yorucu zenginliğinin içinde eksik kalan nedir ki, uykunun kuytusunda ille de tamamlanması gerekir?
Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımız geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir bizi?