Sissoylu'nun ikinci çağ, son kitabı da okunanlar listeme nihayet girmiş oldu. Bu kitabı okuyabilmek için öncesinde 8 cilt, 5000 küsur sayfadan oluşan 4 kitap okumam gerekti. Kitapların hepsinde de sinirden kudurdum, yeri geldi nefret ettim, sevmelere doyamadım, merak içinde kıvrandım, defalarca kafam karıştı, defalarca kaybettim, yas tuttum, zaferi tattım, eğlendim, bol bol güldüm, hayret ettim, saygı duydum ve benimsedim. Daha önce bir kitap evreninin hiç bu kadar içine girmemiş, hiç bu kadar katmanlı ve kapsamlı dünyalarda yaşamamıştım. Hiç bu kadar ipucu peşinde koşmamıştım. Okudukça bulanıklaşan gözlerimin çektiği acıların hepsi helali hoş olsun.
Wayne'in şapkası şans getirsin, Kaladin'in içine çektiği fırtınaışığı düşman çatlatsın, ooh can olsun, kan olsun.
-
4,5 ve 6. kitaplarda Wayne karakterine nedense pek ısınamamıştım. Bu son kitapta kalbimi fethetmeyi en sonunda başardı ve bu gerçekleşir gerçekleşmez kitabın sonunda ne olacağını biliyordum. Sanderson kitaplarına 10 yerine 9 puan vermemin altında hep bir tecrübe var; kitabın sonunda bütün okların gösterdiği ve senin kesinlikle kahraman olduğuna inandığın karakter kahraman olmayacak; karakterlerden birini çok sevdiysen geçmiş olsun, cenaze töreni hazırlıklarına başlasan iyi olur; her ölüm bir son değildir ama bazı ölüler hep ölü olarak kalır; erken kalkan çok yol alır ama kaymağı ayakkabısı en gıcır olan yer; oralarda bir yerlerde bir Tanrı var ve dünyayı yok etmek istiyor; oralarda bir yerlerde bir Tanrı daha var ve dünyayı kurtarmak istiyor ama eli patlamış mısır kasesinin içinde ve dramatik senaryolara bayılıyor.
Neyse ben yine inceleme yazmanın nirvanasına ulaşıp şirazesini kaydırdım. Son olarak;
Aydınlandım resmen bu kadar mı fark eder diyor ve Sissoylu ikinci çağın son noktasını koyuyorum.