Oooo yumurta diyor işin zor Mahir efendi:-))
Yemek pişirmesini bilir misiniz? diye sordu. Kadın utanarak başını eğdi. - Anlaşılıyor. Kurşunlu kubbenin altından çıktığınızı unuttum. Hiç yumurta pişirdiniz mi, yağda yumurta? .. Hayır mı? Ala! Ateş yakmayı da bilmez misiniz! Demek onu biliyorsunuz. Bu iyi! Ateş yakılacak, yağ bir sahana konulacak. Pembeleşinceye kadar kızdırdıktan sonra, anlaşıldı mı, yumurtaları birer birer kırarsınız. Birer birer diyorum. Hepsini birden ve kabuklanyla beraber olmaz.
Neydi o ölümden önceki beş etap? Reddetmek, öfkelenmek, pazarlığa girmek, bunalıma düşmek, teslimiyet... Oooo çok atlattım bunları ben be, öldüm öldüm, dirildim kaç kere...
Sayfa 96·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oooo yakında çarşı karışır arkadaşlar ;)
“Dikkatli olun üstadım, bu Bahtiyar Kont acayip, netameli, tekinsiz bir adam.” “Öyle mi? Nasıl vardınız bu kanaate?” “Bedri Kocaman onun portresini çizmiş. Üstelik kanıyla!”
Sayfa 60 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
“Canın mı yanıyor, ruhum acıyor Adrian?” Oooo, Bayan Parrot nihayet konuştu. “Her ikisi de güzelim, her ikisi de. Utanç yiyip bitiriyor beni. Kibrim yakışıksız, kabalığın affedilmez. Ne ayıp! Yediğim dayak daha az acı verdi inan.”
Sayfa 80 - Sia Yayınevi·Kitabı okudu
Oooo hiç olmaz olur mu :-))
Sivri iğneler batırıldığında derin uykusundan uyanmayacak bir ahmak var mıdır?
Aziz Üsteğmen'imiz, beni ve İsmet'i bölükteki askerlerle tanıştırdı. Bölük astsubayları Attila ve Kenan da bizlere "Hoş geldiniz!" dediler. İkisi de uzun boylu, esmer, iyi yarı, çok becerikli, tecrübeli ve işinin ehli askerlerdi. Kenan Kayserili, Attila Eskişehirliydi. Kenan Astsubay'ı ne zaman görsem arkasında ufak tefek, kara kuru bir askerle geziyor olurdu. Bir gün sordum: "Kenan Astsubayım yanındaki arkadaş kim?" "Bu benim hemşerim asteğmenim. Ben buna göz kulak oluyorum. İsmi Cafer." "Oooo merhaba Cafer. Nasılsın bakayım?" Cafer, gevrek gevrek cevap verdi: "Sağolun gomutanım. Kenan Gomutan'ım sayesinde çoh eyiyim." "Kenan Astsubayım, köylüne çok iyi bakmışsın." Kenan Astsubay göz kırptı. "Bakmaz olur muyum? Ben Cafer'e zeytin veririm. Peynir, fındık, fıstık veririm değil mi lan Cafer?" Cafer iyice gevşeyip Kenan Astsubay'a sarılarak "He valla gomutanım, seni pek tahdir ediyom."
Sayfa 84