Onur Palut

Onur Palut
6/10
·300 syf.··
2017 84. kitabı
Öncelikle böyle bir durumu Allah kimsenin başına vermesin. Gerçekten de hem aldatan hemde aldatılan için zor bir durum. Belki bu kitabı okuduğunuzda kadınlara farklı bir gözle bakacaksınız, biraz güveniniz azalacak ama yine de bir insanı o noktaya getiren nedir bunu az buçuk anlamış olacaksınız. İnsanlara karşı bakış açınızı değiştirmeden, ders çıkartarak ve ibretler alarak okunmasının faydalı olabileceğini düşünüyorum.
Aldatan KadınlarMehmet Coşkundeniz · Neden Kitap · 200976 okunma
Reklam

Onur Palut

, bir kitap okudu
6/10
·300 syf.··
2017 84. kitabı
Mehmet Coşkundeniz
5.5/10 · 76 okunma
Hadi Türklerle ya da İsveçlilerle dövüşsen, değer. Savaş adam gibi adama karşı yapılır. Ama bu soytarılarla dövüşmek yakışmaz sana. Akıl kârı değil bu. Yüzbaşının Kızı - Aleksandr S. Puşkin
Sokakta göz kamaştırıcı bir hareket var. Alkışlar, askeri bandonun sesiyle bütünleşiyor. “Kralımız yaşasın!” “Tanrı kralı korusun!” çığlıkları yükseliyor. Çevremdeki yoksullar, önümüzden geçen kralın arabasını gösteriyorlar ve bağırıyorlar. Kendimi yokluyorum. Tüm bu gördüklerim düş mü gerçek mi, bilmek istiyorum. Böylesi bir sirk gösterisi; maskaralığın, rezaletin, çılgınlığın belirtisi. Gördüklerime inanmak istemiyorum. Sanki bu durumda olmalarının sorumluları onlar değilmiş gibi. Küçük kız ve annesi, saatlerce ve günlerce çalışıp da karınlarını dahi doyuramayacak durumdaysalar, hırsızlıktan başka başvurabilecekleri hangi yol var? Kendi kendime şu soruyu sorup durdum : Nasıl yaşama becerisi gösteriyorlar? Yanıt kısa ve kesindir. Onlar yaşamazlar! Yaşamın ne olduğunu bilmezler, bilemezler! Onları ancak böylesi bir yaşam şeklinden, yoksulluktan, ölümün güzelliği koparıp alır! Bu uygarlık bizlere, bunlardan başka bir şey sunamıyorsa, bunlardan başka bir şey veremiyorsa, kısaca başka bir şey yapamıyorsa, bizim çıplak vahşetimiz geri verilsin. Yabanıl doğada, çöllerde, mağaralardaki yaşam, makineye tutsak düşüp, uçurumun dibini boylamaktan bin kat iyidir. İnsanları, domuz ahırı benzeri yerlerde barındırır, buna benzer yerlerde çalıştırırsan, onlardan güzel düşünce, temiz görünüm bekleyemezsin. Eğer yaşamımın sonuna değin, Doğu yakasında yaşamaya mahkûm olsaydım ve bana tek bir isteğimin yerine getirileceği söylenseydi; iyilik, güzellik ve gerçek üzerine tüm bildiklerimi unutmayı dilerdim. Kitaplardan, yaşamdan öğrendiğim her şeyi unutmayı dilerdim. Eğer bu isteğim yerine getirilmeseydi, sanırım ben de bu insanların yaptığını yapardım. İçerdim. Tüm bildiklerimi unutmak için içerdim. “İnsanlar yaşıyorsa, yerleri evdir. Mezarlıklar ölüler içindir.” Bu tümceleri;