İnsan sadece ve yalnızca bir başkası adına özveride bulunduğunu çoğu zaman içtenlikle düşünür ama aldanır; altta yatan dürtüsü doğasının ve terbiyesinin bir gereksinimini doyurmak, bu sayede ruhunu huzura erdirmektir.
Çocuklarım, baldırı çıplak yavrularım, adam olmak umudunuz hiçbir şeyden kırılmasın. Yeryüzünün bütün büyük adamları, hep korkunç zorluklar, yoksulluklar çekerek, dayanılmaz serüvenlere katlanarak o derecelere yükselmiştir. Siz de bugünkü elverişsiz durumunuza bakarak hiçbir vakit umutsuz düşmeyin. Her biriniz ayrı ayrı bu ülkenin büyük adamlarından biri olmayı kafanıza koyun. Bu da ancak okumakla olur.
Okuyun çocuklarım, okuyun, fırsat bulsanız da okuyun, bulmasanız da okuyun. Bu ülkenin çocukları, bugünkü gibi cahil kalırsa elli yıl sonra yine bir başka Yunan gavuru gelir, onu ele geçirir.
Bu kitabı "sınıf bilinci oluşturmak" üzere yazıyorum. 2002 yılında dünyaya baktığımda, insanları şiddet olaylarını desteklemeye ikna etmek için tasarlanan demokrasi, özgürlük, nefsi müdafaa, ulusal güvenlik gibi aldatıcı sözlerin ardında, birkaç kişinin elinde muazzam servet varken, dünyada milyarlarca kişinin aç, hasta, evsiz olduğu gerçeğinin yaptığının bilincine her zamankinden fazla varıyorum.
Savaşsever kişiliğiyle tanınan Başkan Eisenhower bile, muhtemelen boş bulunduğu bir anda, itiraf niteliğindeki "Savaş hazırlıkları için harcanan milyarların, yiyeceği ve barınağı olmayan insanlardan çalındığını" söyleyerek durumu özetlemiştir.
Unutamadığım başka bir anektodta; Vietnam Savaşı'nda en fazla ölüm oranıyla öne çıkan Boston'un bir işçi sınıfı mahallesi'nde yaşayan bir genç bana şunları söylemişti. "Amerika benim için bir toplum, bir kültürdür. Amerika benim yurdumdur, eğer biri benden bu kültürü çalacak olursa, belki karşı koymak için bir sebep olur. Ancak hükümetin onurunu korumak için ölmem."
#howardzinn #harekethalindekibirtrendetarafsızolamazsınız shil