aleyna

aleyna
@optikkiazma
aut viam inveniam aut faciam️
Hacettepe Radyoloji
21 Eylül
129 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Psikoloji-Felsefe-Tıp ilgililerine muhteşem bir öneri
8/10
·415 syf.·
2024 1. kitabı
Çok nadir inceleme yaparım ancak bu kitap, hakkında uzun uzun konuşmak için yazılmış olmalı dedirten cinsten. Öncelikle bazı okurlar için spoiler vereceğimi belirtmek isterim. Psikoloji,felsefe,tıp ve alternatif tıbbın muhteşem niteliklerle birbirine sentezlendiği az sayıda kitaplardan kesinlikle. Dr. Breuer ve Nietzsche'nin yaptığı neredeyse tüm konuşmalar, içinde :Sokrates, Nietzsche,Schopenhauer ve nicesinin olduğu bir masada gün ağarıncaya dek yapılan felsefik yorumlama tadı verdi. Dr. Breuer'in fizyoloji,insan anatomisi ve hastalıklar hakkında söyledikleri oldukça ilgi çekiciydi.Ayrıca psikanaliz'in kurucularından olan Freud da tabii ki karakterlerimiz arasındaydı. Bir bakıma bu kitap Dr. Breuer ve Nietzsche'nin hiçbir şekilde tanışmayıp,bir psikoterapi çalışması yapmadıklarından bir düşünce deneyi özelliği taşıyor. Oldukça dahice tasarlanmış,akıcı ve bolca altını çizip notlar alınası bir kitap.
Psikoloji-İnceleme
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
bir mücadelenin baş kahramanı ;Saniye Çelik
10/10
·189 syf.·
2022 1. kitabı
Toplumun her konuda bizler hakkında kesin kararlar vermiş olduğunu derinden "keşkelerle" anlatan,toplumdaki kimliğimizi yeniden sorgulamamıza sebep olacak bir kitap. Saniye,doğumundan tutun tüm eğitim hayatında,evlilik hayatında; erkek üstünlüğüne bir son vermek ve "insan" gibi yaşamak uğruna ömrünü çevresindeki erkeklere ve malesef hemcinslerine "insan,insanca yaşamalı" diyerek başarısız olacağını bilmeyerek barışla sonlanmasını istediği/planladığı bir savaş açarak mücadele eden bir Anadolu kadını.ve "bana yaşattığı hayata rağmen eşimin mezarını bir çiçek bahçesine dönüştürdüm" derken bile hâlâ ümidinin tükenmemiş olması.. "bu mücadele,gizemini yalnızlığından ve uzak duruşundan alan bir erkek ile onu yaşamının merkezi yapmaya çalışan bir kadının mücadelesiydi" Mehmet ise toplumun dayattığı,annesinden ağabeyinden gördüğü "erkek rolü" nü başarılı bir şekilde tüm hayatını yalnız geçirmek pahasına 30 yılını toplumun dayattıklarını benimseyerek bir piyon olmayı kabul eden,sıradan ve her sokağa çıktığımızda karşılaşabileceğimiz tipik bir karaktere bürünen "eş" "millet ne der" etkisi hayatlarımızı nasıl da bir bir yönetiyor. neden kendi hikayelerimizin başrolü olamıyoruz? neden zevklerimizi,isteklerimizi bu etkide kalarak erteliyor veya bir daha gün yüzüne çıkmasın diye gömüp üzerine basıyoruz merhametsizce? neden..neden..? eskiler anne babamız bizi sevse de belli etmez,bir baba kızını kucağına alıp sevemezdi diyor. neden sevgimizi göstermekte utanıyoruz? oysa sadece yeme,içme,barınma değildi temel ihtiyaçlarımız sevgiydi.. ruhu beslemekti. temel ihtiyaçlarımızdan utanmak ne kadar mantıklı? Doğan Cüceloğlu sonsözde "yetişkin çocuklar ülkesi" kısmında genel temanın analizini son derece açık yapmış. üzerine söylenecek pek de bir şey yok.. keyifli okumalar,üzerine
İnsan ve Toplum
Bir Kadın Bir SesDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20182,195 okunma