Yeni bir gün. Yeni bir gün ve ben nerede kaldığımı bilemiyorum. Gözlerini etrafa çevirmekten korkan bir insan gibi aynı noktaya gözümü dikip farklı şeyler mi görmeyi bekliyorum? Zamanın hayhuyu bana tesir edememiş mi? Bir fikrim yok. İnsan uzun süre ışığa bakınca daha sonra gözünü farklı bir noktaya çevirse dahi o yansımalar hala gözünün önünde kalır ya. Ben de uzun süre karanlığa gözümü dikip daha sonra yönümü farklı bir noktaya çevirdiğim an o karanlığı görmeye devam ediyorum. Tam burada bir soru oluşuyor. Bu belirsiz şekillerin sebebi ben miyim yoksa aslında orada belirsiz karanlıklar mı vardı? Ne benden kaynaklanıyor ne benden kaynaklanmıyor ayırt etmek zorlaşmaya başlıyor. Eleklerimde sorun belirdi. Eleklerimde sorun belirdi. Ellerim bir şeyleri tutma yetisinde başarısızlaşıyor. Belki de tutmak istemediklerindendir.
Deli kurt, benden istediğin şeyleri biliyorum. Seninle empati de kuruyorum. Fakat şu an çabalasam da bazı şeyleri yapamıyorum. Ben, artık sana hiç kızgın değilim. Yalnızca kırgınım. Ama ben de
Uzun bir vicdan konferansı.
Bana kalırsa fazla yüklenmiş anlam, hikâyeyi ezmiş. Okurken “devam edeyim mi?” sorusu, “ne anlatıyor?” sorusundan daha baskın hale geliyorsa, orada bir mesele vardır :(
Her şey çok ciddi, çok ağır, çok “büyük anlamlı” olmak zorunda. Oysa hayat böyle kesintisiz bir felsefe kürsüsü değil.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,1bin okunma