Sanat, Müslümanların nezdinde "Allah güzeldir ve güzeli sever" tümel mefhumundan ve tüm dünyada tecelli eden yaygın güzellikten kaynaklanmıştır. Nitekim İslam toplumunda Müslümanların hayatlarının her alanında, evlerinde, camilerde, giyim ve kuşamlarında, kitap ciltlerinde, kılıç ve kılıç kını süslemelerinde sanatın en estetik yönünü müşahede etmekteyiz. Bu sanatlar hiçbir zaman toplumun bir kesimiyle sınırlı kılınmamış ve bir grubun kazanç vesilesi olmamıştır. Çok yüzeysel bir şekilde olsa bile İsfahan ve Şam gibi İslâm kültürünü yansıtan şehirlerdeki binalara, camilere, pazar mekânlarına ve tarihî evlere bakılacak olursa Müslümanların sanat algısı en güzel şekliyle ortaya çıkacaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkes her ne ne kadar dinden uzak da olsa dinin yüce öğretilerini kabul etmeye ve bunlara amel etmeye hazırdır... Sadece ihlâs, şevk, davet yönteminde yenilik ve istikamet olsun yeter...
İmam Musa Sadr, Rum sûresi'nin otuzuncu ayetine istinaden insanın yaratılışını dinî görüşlere göre yorumluyor ve şöyle diyordu:
...İslâm'a göre bütün insanlar iyidir ve temiz fıtrat üzerine yaratılmışlardır. Her ne kadar çıkar ve çevreden kaynaklanan etkenler insandaki iyi yetilerin dışavurumunu engelliyor ve devamlı olarak onu zulüm ve fesada duçar kılıyorsa da yine de bu temiz fıtrat insanı kurtuluşa davet etmektedir...
İmam Musa Sadr, Kur'an ayetlerine istinaden, varlık âleminin hak ve adaletle devamlı surette kemal ve kurtuluşa doğru hareket etdiğine inanıyordu. Ona göre varlık âlemi oyun, eğlence, vurdumduymazlık ve başıboşluğun yeri değildir. İşte bu yüzden batılın, zulmün, ihanet ve tahakkümüm zail olacağını, adalet ve adalet isteminin hak ve hak istemiyle beraber baki kalacağını söylüyordu.
Mən dəyərli insanlar haqqında yazılan biyoqrafiya kitablarına heyranam və bütün məlumatları bir kitab halına gətirən şəxslərə həmişə minnətdaram. Nəzəri kitabları oxuduqdan sonra başımı kitabdan qaldırdıb bir çox insanlara baxıb inancımda sarsıntı hiss edirəm amma bu tip əməli kitablar mənə həmişə ümid verir. Bu kitaba gəldikdə isə Şəhid Mustafa Çamran fövqəladə bir insandır və onun tanınmasının hər bir fərdin həyatında müsbət izlər qoyacağını düşünürəm.