Haftalar ve aylar fark ettirmeden geçip gidiyor, usulca yıllara dönüşerek ağırlaşıyorlardı. Bir sabah aynada şakaklarıma düşen ilk kırlarla karşılaştım ve gençliğimin artık
beni bırakmaya hazırlandığını anladım. Fakat başkalarının gençlik dedikleri şey benden çoktan geçip gitmişti
zaten.
Dikkat eksikliği bozukluğunu tanımlayan üç ana unsur vardır, bunlardan ikisi tanı koymak için yeterlidir: dikkatini vermede güçlük,dürtü kontrolünde güçlük ve hiperaktivite. DEB'nin en belirleyici özelliği, kendiliğinden, istem dışı olarak cereyan eden “duymazdan gelmedir” zihnin sinir bozucu bir şekilde orada olmama hali. Birey ansızın dinlemekte olduğu şeyden aslında hiçbir şey duymadığını, baktığı şeyden hiçbir şey görmediğini, odaklanmaya çalıştığı şeyden hiçbir şey hatırlamadığını fark eder. Bilgi ve talimatları kaçırır, bir şeylerin yerini unutur,konuşmalarıtakipetmekte zorlanır. Duymazdan gelme günlük hayatta zorluklar yaratırken bir yandan da hayattan keyif almaya engel olur. “Devamlı ve bütünsel bir müzik deneyimi benim hiç bilmediğim bir şey” diyor bir öğretmen. “Birkaç akordan sonra zihnim oradan uzaklaşıp gider. Arabanın radyosunda kısa bir şarkıyı duymak bile benim için büyük bir egzersiz.” Bir gerçeklikten koparılma hissi,adeta fiziksel varlıktan ayrılmak gibi.