F

F
@ordinaryreaderr
Hislər birləşdirir, düşüncələr ayırır.
Tasarımcı
25 Aralık
114 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Ancak kalpteki o aşkı çevrene ulaştırabilmek için önce senin içindeki ışığı bulman gerek. Aşık olman gerekir, aşık etmeden önce. Eğer aşık değilsen ve sözlerin riyakarlıktan nasiplenmişse, maşukunu hangi sıfat ve dille anlatabilirsin?
Sayfa 16
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şehid Çamran'a göre yanmak bir işe yarayacaksa (Allah'a ulaştıracaksa) bundan daha büyük lezzet yoktu. Acıyı şöyle tarif ediyor aziz şehid; 'Acı insanı kendine getirir. Varlığın hakikatini ona öğretir. Zayıflığın, faniliğin ve zavallılığın farkına vardırır. Bencilliğin, egosunun ve gururunun manasını ona kavratır.'
Sayfa 16
Bazı yerlerde hataya düşülmesi, sahip olduğumuz bütün bilgilerden hatta fıtri bilgi ve kesin gerçekler hakkında itimatsızlığa kapılarak bilgi yoluyla kavradığımız bütün dış gerçekleri inkar etmemize sebep olamaz. Aksine hatayı anlamamız bile, bu hataları keşfetmek için ölçü kabul etdiğimiz bazı kesin hakikatlere sahip olduğumuza delildir. Yoksa hata olduğu söz konusu olamazdı.
Sayfa 65
Felsefe
Meşhur fransız bilgini Descartes, bütün bilgilerinde görüşünü yenileyerek yeni bir program çizmek ister. İster akli olsun, ister duyusal, ister naklî, sahip olduğu bütün düşüncelerde şüphe eder. Bunların, duyumsadığını, düşündüğü veya işittiği gibi olmayıp, rüyâ aleminde olduğu gibi yalnızca birer hayal ve düşünceden ibaret olabileceği üzerinde durur. Böyle olmadıklarına dair delili olmadığını söyler. O halde, sahip olduğu bütün düşüncelerin "hatta çelişmezlik ilkesinin bile" boş olduğunu, kendisi için inanabilecek hiçbir ilke kalmadığını bildirir. Sonra şöyle düşünür: "İşte burda bir şeyin farkına vardım. Her şeyde şüpheye düşsem sonunda bu bir düşüncedir diyeceğim. O halde düşüncenin kendi varlığında şüpheye düşmem." Düşünceyi de düşünen kişinin varlığına kanit sayarak, kendi varlığından emin olur, "düşünüyorum o halde varım" der. Böylece bu ilkeyi diğer ilkelere temel yaparak ilerlemeye başlar. Descartestan sonra gelen bilginler onun bu istidlaline eliştiride bulundular. Şimdilik bu eleştirileri sözkonusu yapmak istemiyoruz. Sadece yukardaki konuyla ilgili başkalarının dikkat etmediği eleştiriyi vermek istiyoruz. Eğer insan "çelişkinin saçmalığı ilkesi"nde de şüphe ederse "düşünüyorum, o halde varım sonucunu elde edemez. Zira, çelişkinin muhal olmadığı varsayıldığında "düşünüyorum" dediği gibi "asla düşünmüyorum" da diyebilir. "Varım" dediği halde aynı zamanda "yokum" da diyebilir. Gerçek şudur ki çelişkinin muhal oluşu ilkesi bütün bilim ve düşüncelerin temelidir. Eğer bu düşünsel ilkeye göz yumulursa hiçbir bilim istikrar kazanamaz. İşte bu yüzden filozoflar, eskiden beri bu ilke reddolunduğunda hiçbir hakikatin isbatlanamayacağını söylemişlerdir. Başka bir deyişle, insanın gerçekliğe ulaşmak için aklına göre farzetdiği yollar, geçeye ulaşama yolu değil, bir
Sayfa 63
Felsefe
"Her şeyin ölçüsü insandır." Protagoras
Felsefe