Həyatınızın ən yaxşı illəri –yaşadığınız problemlərin günahının yalnız sizdə olduğuna qərar verdiyiniz zamandır – siz daha valideynləri, ekologiyanı və ya prezidenti günahkar görmürsünüz. Siz dərk edirsiniz ki, öz taleyinizə özünüz nəzarət edirsiniz.
Albert Ellis
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanat, Müslümanların nezdinde "Allah güzeldir ve güzeli sever" tümel mefhumundan ve tüm dünyada tecelli eden yaygın güzellikten kaynaklanmıştır. Nitekim İslam toplumunda Müslümanların hayatlarının her alanında, evlerinde, camilerde, giyim ve kuşamlarında, kitap ciltlerinde, kılıç ve kılıç kını süslemelerinde sanatın en estetik yönünü müşahede etmekteyiz. Bu sanatlar hiçbir zaman toplumun bir kesimiyle sınırlı kılınmamış ve bir grubun kazanç vesilesi olmamıştır. Çok yüzeysel bir şekilde olsa bile İsfahan ve Şam gibi İslâm kültürünü yansıtan şehirlerdeki binalara, camilere, pazar mekânlarına ve tarihî evlere bakılacak olursa Müslümanların sanat algısı en güzel şekliyle ortaya çıkacaktır.
Herkes her ne ne kadar dinden uzak da olsa dinin yüce öğretilerini kabul etmeye ve bunlara amel etmeye hazırdır... Sadece ihlâs, şevk, davet yönteminde yenilik ve istikamet olsun yeter...
İmam Musa Sadr, Rum sûresi'nin otuzuncu ayetine istinaden insanın yaratılışını dinî görüşlere göre yorumluyor ve şöyle diyordu:
...İslâm'a göre bütün insanlar iyidir ve temiz fıtrat üzerine yaratılmışlardır. Her ne kadar çıkar ve çevreden kaynaklanan etkenler insandaki iyi yetilerin dışavurumunu engelliyor ve devamlı olarak onu zulüm ve fesada duçar kılıyorsa da yine de bu temiz fıtrat insanı kurtuluşa davet etmektedir...