birçoğumuzun zamanımızın büyük
bir kısmım kurumsal ortamlarda -ailede, okulda, dini yerlerde, işte, askerde vb - geçirdiğimizi fark etmiştim. İlk başlarda
sadece bu ortamlarm her birinde bize atanan ya da seçilen çeşitli
rollere bürünürüz fakat zamanla o rol bize, biz de o role dönüşürüz.
Karakter ile kimlik bir alaşıma dönüşür ve bizler o yaşamsal
ortamların dışındayken kendimiz için öngörebildiğimizden çok
daha uzaktaki senaryoları takip eden yeni aktörler olarak ortaya
çıkarız
Dürtü, duygunun ifade ortamıdır; tüm
dürtülerin özü kendini bir eylemle ifade etmek isteyen hislerdir. Dürtülerine teslim olan kişilerin,
ahlaki anlayışları yetersizdir. Dürtü kontrolü, irade ve kişiliğin özüdür. Aynı şekilde fedakârlığın
temelinde empati, yani başkalarının hissettiklerini anlama yeteneği yatar. Başkalarının ihtiyaç ya da
umutsuzluğu anlaşılamıyorsa, ilgi ve şefkat de olmaz. Günümüzde en azından iki ahlaki tavra
ihtiyacımız var: Kendine hâkim olmak ve şefkat göstermek
Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak,
işte bu kolay değildir.
ARİSTO, Nikomakus Etiğ