gelelim kıssada hisseye. sevgili okurlarım, ben size bir masal anlattım. bildiğiniz gibi, hepsi değil ama, masalların pek çoğu, çocukları da, büyükleri de uyutmak içindir ve bu yüzden pek çok ülkede devlet adamları, hükümet adamları, siyaset adamları, ileri gelenler, büyük adam sayılanlar, halkı uyutmak için masal anlatırlar ya da anlattıkları şeyler masaldır. işte benim anlattığım bu masal da, uyutucu masallardan biridir. öteki dünyanın olup olmadığını, ne gördüğüm ne de görenden duyduğum için, bilmiyorum. belki siz öteki dünyaya inanıyorsunuzdur. benim, başkalarının inancına saygım vardır. ben inanmasam bile, siz öteki dünyaya inanıyorsanız, şunu bilmelisiniz ki, öteki dünyanın da bu dünyadan hiçbir ayrımı yoktur. bu dünyada en iyi, en geniş, en güzel parsellere sahip olanlar, öteki dünyada da, güzel manzaralı parsellere sahip olacaklardır. çünkü, iyilik yapmak hakkına salt onlar sahiptir. zavallı yoksullar, iyilik bile yapamazlar ki, cennette bi' yer kapabilsinler. sömürgenler, iyilik yapmak hakkını bile yoksullara bırakmamışlardır. kötülük yapmak da, iyilik yapmak da ancak onların hakkıdır.