Tünelin ucunda ışık yoksa bile merakın bir sonucu olarak o tünelden çıkmak hayal bile edilmez. Tünel artık arzulanan bir mekandır. O arzu diğer tüm varlıklardan (sevgiliden, insanlardan, hayattan, geçmişten ve gelecekten hatta tüm nesnelerden) nefret etmeyi bile olanaklı kılar...
Modern zamanın en büyük problemi toplumsallığı bitirdikten sonra bireysel olanı da bitirmeye yönelmesidir. Orta da ne toplumsal ne de bireysel bir mesele kalmayınca da insan dediğimiz varlık artık tanımlanamaz bir cisimden farksız olacak.
Artık insanlar sadece yaptığı şeylerden değil başkasının yaptığı şeylerden de sorumludur. Modern zaman ve türevleri bireysel kader anlayışını da kökten bitirdi. Bunun yerine sahte bir küresel kadercilik anlayışı oluşturdu. Eskiden her koyun kendi bacağından asılıyorken şimdi sürünün tamamı bacağından oluyor...
Dünyaya hükmeden bir delilik salgını... ama öyle bir delilik ki ara ara özenilecek kadar akıllıca. Daha insancıl olan delilerin yaptıkları mı yoksa kendine akıllı diyenlerin mi yaptıkları...
Sıcak KafaAfşin Kum · April Yayıncılık · 20161,888 okunma
Kitap gayet güzeldi. Severek okudum. Felsefik, sosyal ve eleştirel öğeler fazlasıyla vardı. Ama bu nasıl bi yayındır(dedalus yayınları) yaa. Bir sürü basım hatası... fotokopici çıkarsa daha az hata olurdu.
Saramago yine yaptı yapacağını. Ölümlü nesneler inanılmaz bir ironiyle bezenmiş 6 öyküden oluşmakta. Her öykünün kendi içinde bir akışı ve bir anlamlandırma süreci var. Ama ortak anlamlar da var. En belirgin olanı da insanın metalaşmaya ve dolayısıyla kendine karşı ne kadar acımasızca davranmaya meyilli olduğu konusu. Işin traji-komik yanı ise bunu yaparken farkında olmak istememesi galiba.
Ölümlü NesnelerJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20152,234 okunma