Dan Brown sevenler bayılacak
Puan vermedi·604 syf.··
2026 6. kitabı
Çok severek ve merakla okudum Dan Brown sevenler bayılacak aynı tatta bir kitap. Mekanların orijinal olması ayrı ilgi çekici, resimlerini bulup gözünüzde canlandırıyorsunuz. Kurgusu çok güzel. Yazarın bizden olması gurur verici , tâbi ki çok daha güzel yazanlar da var dönemimizde ama Arif Ergin'in kalemiyle tanışmak çok güzel oldu benim için.
TekvinArif Ergin · Doğan Yayınları · 20182,719 okunma
Puan vermedi
Celaena Sardothien, Terrasen’de doğmuş bir gençtir. Kral tarafından ailesi öldürülünce, suikastçılar kralı tarafından bulunur ve yetiştirilir. Arobynn Hamel tarafından büyütülen Celaena, hem onun kadar yetenekli bir suikastçı olur hem de genlerinden gelen yeteneklerini kullanması kaçınılmaz hâle gelir. Zamanla en iyilerden biri hâline gelir ve şöhreti yayıldıkça ihanet de peşini bırakmaz. Yaşadığı büyük ihanet, en sevdiğini kaybetmesine ve yakalanmasına sebep olur. İşkence görür ve madenlerde zorla çalıştırılır. Ancak suikastçı, kralının oğlu ve yüzbaşının yaptığı bir anlaşma sayesinde bulunduğu yerden kurtarılır. İkinci kitap, suikastçının saraya gelmesi, kral ile çalışmaya başlaması ve gizli sırların yavaş yavaş ortaya çıkması üzerine kuruludur. İlk kitapta aradığını tam olarak bulamayan ben, ikinci kitapta biraz daha tatmin olmuşken, çevirinin kalitesizliği nedeniyle zaman zaman orijinal metni kontrol etmek zorunda kaldım. Yıldızlara bakan güzel bir kız ve onunla bakışan yıldızlar…
Karanlık TaçSarah J. Maas · DEX · 20173,371 okunma
Reklam
İnatla devam ediyorum.
6/10
·500 syf.··
2026 144. kitabı
İlk kitaba kıyasla editöryal sorunlar azalmış olsa da tamamen düzelmiş değil. Hâlâ yazım, çeviri ve cümle hataları var ve bu hatalar okuma akışını bozuyor. İlk yaklaşık 200 sayfa boyunca dişe dokunur bir gelişme yok. Tempo sonlara doğru artıyor ama geç geliyor. Kitap beni çok sarmadı; yine de serinin potansiyeli nedeniyle devam ediyorum. En büyük sorun, vurucu olması gereken sahnelerin etkisiz kalması. Bazı önemli anlar sanki sadece bilgi verilmiş ve geçilmiş gibi. Duygusal yoğunluk oluşmuyor. Bunun büyük ölçüde çeviri kaynaklı olduğunu düşünüyorum; orijinal dilinde bu sahnelerin çok daha etkili olabileceği hissi var. Sonuç olarak: Karanlık Taç, hikâye açısından ilerleme sunsa da çeviri ve editöryal problemler nedeniyle duyguyu taşımakta vasat kalıyor. Potansiyel hâlâ orada, ama bu kitapta yeterince parlayamıyor.
Karanlık TaçSarah J. Maas · DEX · 20173,371 okunma
ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 03:40
Malma İstasyonu Kitap, ilk bakışta çok tanıdık bir imgeyle açılıyor: Bir tren ve enfes bir yaz manzarasında yol alan yolcular. Ancak Schulman’ın treni, sadece mekânsal bir yolculuk vadetmiyor; o vagonlar aslında zamanın, anıların ve en önemlisi de miras bırakılan travmaların içinde hareket ediyor. Harriet, Oskar ve Yana... Bu üç karakterin yolları Malma İstasyonu’na doğru ilerlerken, okur olarak biz de doğrusal olmayan, adeta bir yapbozun parçalarını andıran bir kurgunun içine çekiliyoruz. Yazar, zaman çizgileriyle öyle ustaca oynuyor ki, bir karakterin yetişkinliğindeki o anlamsız öfkesinin ya da kontrol tutkusunun köklerini, birkaç sayfa sonra başka bir zaman diliminde, küçük bir çocuğun kalbinin kırıldığı o kırılma anında buluyoruz. Romanın en can yakıcı ve bence üzerine en çok düşünülmesi gereken teması: Kuşaklararası travma mirası. Schulman, anne ve babaların kendi hayatlarında çözemedikleri, sırtlarında taşımaktan yoruldukları o psikolojik bagajları nasıl haksız bir şekilde çocuklarının omuzlarına bıraktığını anlatıyor. Kitaptaki şu cümle aslında tüm metnin özeti gibi: "Gelecek çoktan belirlenmiştir, ona etki edebilmek mümkün değildir. Fakat geçmiş değişkendir, her zaman hareket halindedir." Gerçekten de karakterlerin zihninde geçmiş hiç durmuyor; sürekli yeniden üretiliyor, bugünü zehirliyor ve geleceği ipotek altına alıyor. Özellikle küçük Harriet’ın o "istenmeyen çocuk" olma hissiyle baş etmeye çalışırken babasını memnun etmek için çırpınışı, onun gözünden dünyayı okumak, insanı kelimenin tam anlamıyla bir kalp sıkışıklığıyla baş başa bırakıyor. Schulman’ın tarzını seviyorum çünkü dili gereksiz bir dramla süslemiyor. Oldukça yalın, yer yer mesafeli ama tuhaf bir şekilde çok şiirsel ve vurucu bir anlatımı var. Karakterlerin iç dünyasını, o sığamama ve aidiyetsizlik
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma
Puan vermedi·480 syf.·
2026 420. kitabı
Can Dündar tarafından kaleme alınan Abim Deniz, Deniz Gezmiş'in kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığına dayanır. Siyasi bir portrenin ötesinde, çocukluk anılarını, aile mektuplarını ve Gezmiş'in kamuoyunca bilinmeyen insani yönlerini duygusal bir dille merkeze alır. Deniz Gezmiş'in çocukluğu, aile albümlerindeki fotoğrafları ve kardeşiyle olan anıları üzerinden onu sıradan bir insan ve abi olarak ele alır. .Aile Mücadelesi: Baba Cemil Gezmiş'in oğlunu idamdan kurtarmak için gösterdiği büyük çabayı ve ailenin bu süreçteki metanetli duruşunu gözler önüne serer.Belgeler ve Mektuplar: Bugüne kadar özenle saklanmış mektuplar, orijinal notlar ve belgeler aracılığıyla dönemin siyasi atmosferini belgeler. 27 Subat 1947 tarihinde ankara’da dogan deniz gezmiş, liseyi istanbul’da okumuştur. 1966’da istanbul universitesi hukuk fakultesi'ne girmiş kisa surede genclik eylemleriyle on plana cikmiş, tip'te calişmiş, 1968'de devrimci hukuklular orgutu'nu kurmuştur. samsun'dan ankara'ya "mustafa kemal yuruyuşu"nu duzenleyen deniz gezmiş, bir sure sonra thko'yu kurmuştur. sivas'in gemerek ilcesinde catişmada yakalanmiş, 6 mayis 1972'de yusuf aslan ve huseyin inan ile birlikte idam edilmiştir. deniz gezmiş, turk devrim tarihinin en buyuk isimlerinden, simgelerinden biridir. Eksi sözlukten ögrendiğmiz Deniz Gezmiş okuduk Abim Deniz okurlara, Türkiye yakın tarihinin en önemli figürlerinden birini çok daha yakından tanıma ve empati kurma imkanı sunar. Her satırı hüzünle harmanlanmış bır hayattın geriye kalan anıları yüreklerinde silinmez ızlerın derinliğini kesfettık Bu dünyadan bır "Deniz Gezmiş" geçti
Anı mektup günlük edebiyat anlatı
Abim DenizCan Dündar · Can Yayınları · 20165,5bin okunma
Reklam
Reklam