Dâva, Mehmed Âkifi anma vesilesiyle, yarın arkasın dan muhteşem bir tulûğ, birdenbire bir tepecik üzerinde pey.dahlanacak şanlı süvari gibi, o büyük adamı ve ardındaki ovalar dolusu yeni gençliği gözlemekten ibarettir.
Ne zaman?..
"Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın..."
Bizim için keşfedilmemiş madde ve mânâ, ne şimâl, ne cenup kutbunda; sadece Anadolu'da ve kendi öz cebimizde açılan delikten kaymış olarak ceket astarımızın dibinde.. (Ceplerde kaybolmuş güneş) benzetişimiz malûmdur. Meh- metçik de bu kapının şahıslanmış misâli...
Ruhun çocukları! Hâlâ ateşi kanla, kurşunu etle ve kılıcı kemikle önlemenin ve bütün bu kuvvetlileri, bütün bu zayıflara yedirmenin sırrını elinizde tutuyorsunuz.
Düşmanımız öyle gaddar ki; ne zaman bir zaafımızı tamir ettik diye azıcık sevinecek olsak hemen yeni bir zaafla karşımıza çıkıp yolumuzun üstüne oturuyor…