8,0/10  (6 Oy) · 
33 okunma  · 
9 beğeni  · 
265 gösterim
Necip Fazıl Kısakürek'in, 1934 yılında D Grubu Resim sergisinde yaptığı "Beklenen Sanatkar" adlı konuşmasından, 21 Mayıs 1983 Cumartesi günü (vefatından 3 gün önce) Basında 50. yılını dolduranların Şilt Törenine gönderilmek üzere yazdırdığı satırlara kadar, her biri kesif ve keskin bir fikir ve aksiyon ruhu ifade eden, muhtelif yerlerde verdiği kısa konferans ve hitabeler..
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 1999
  • Sayfa Sayısı:
    268
  • ISBN:
    9758180584
  • Yayınevi:
    Büyük Doğu Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mustafa yıldız 
03 Eki 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Üstad'ı değerlendirmek ne haddimize... Müthiş tasvirler, müthiş kelime oyunları, zıtlıkları harikulade kullanım..methi ve zemmi bir arada kullanım mahareti. Yunus'u, Akif'i, Abdulhak Hamid'i Necip Fazıl'dan dinlemeli...

Sait çelik 
01 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Hitabetle insanları etkilemek, güzel ve etkili konuşmak, söylenmeyeni söylemek, devrin yaralarına çare üretmek. ideal bir nesil için fikir üretmek...

Kitaptan 14 Alıntı

Dostlarımıza, uğurlarında tek zerremizi dağlar kadar büyütüp yeni baştan zerre zerre feda edecek kadar dost; düşmanlarımıza ise, tek damla kanımızı okyanuslar çapında genişletip her birini içinde boğacak derecede düşmanız!

Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 206 - büyük doğu)Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 206 - büyük doğu)

Ayasofya hitabesi
Sebep? Çünkü Ayasofya’nın kapılarıyla beraber ruhumuzu kilitlediler. Her mâna, her hikmet, her münasebet Ayasofya’ya bağlı. Ayasofya açılmalıdır. Türk’ün bahtıyla beraber açıl-
malıdır."

Hitabeler, Necip Fazıl KısakürekHitabeler, Necip Fazıl Kısakürek

Yol, Allah ve Resulünün yoludur ve ancak yolu bilenlerin, ona lâyık irfan ve hamle ruhuna mâlik bulunanların rehberliğine açıktır.
Mantar tabancası efeliğine ve boyacı küpü devşirmelik esnaflığı tekerlemelerine kapalı...

Hitabeler, Necip Fazıl KısakürekHitabeler, Necip Fazıl Kısakürek
Mustafa yıldız 
29 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yunus Emre
Kaç mevsim bekleyim daha kapında,
Ayağımda zincir, boynumda kement?
Beni de, piştiğin belâ kabında,
O kadar kaynat ki, buhara benzet!

Bekletme Yunus'um, bozuldu bağlar,
Düşüyor yapraklar, geçiyor çağlar;
Veriyor, ayrılık dolu semalar,
İçime bayıltan, acı bir lezzet.

Rüzgâra bir koku ver ki, hırkandan;
Geleyim, izine doğru arkandan;
Bırakmam, tutmuşum artık yakandan,
Medet ey dervişim, Yunus'um medet!

Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 98 - Büyük Doğu)Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 98 - Büyük Doğu)

Ayasofya hitabesi
O Abdülhümid Han ki, bunca ordusundan yalnız bir tanesiyle birkaç gün içinde Atina
kapılarında görünüvermiş ve küçücük bir Yunan şımarıklığını, onlara Ayasofya’dan bahsettirmek yerine (Akropol) önünde ordugâh kurmakla cezalandırmıştı. Şimdi o Yunanlı, baykuş gözlerini üzerimize dikmiş, birinde Ayasofya, öbüründe Rumelihisarı’nın hayali, İstiklâl Savaşı’ndaki küstahlığından beter bir nefs emniyeti içinde dikilip duruyor da, bizde,onuniki gözünü birden çıkaracak (enerji)den eser görünmüyor.

Hitabeler, Necip Fazıl KısakürekHitabeler, Necip Fazıl Kısakürek

Ne iman kaldı, ne ahlâk, ne aşk, ne samimiyet, ne vazife duygusu, ne de hayat şevki...

Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 174 - Büyük doğu yayınları)Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 174 - Büyük doğu yayınları)

Ziraî temel, toprak ve hayvan üzerine dayalı millî ekonomi...

Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 177 - Büyük doğu yayınları)Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 177 - Büyük doğu yayınları)
Mustafa yıldız 
01 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Mustafa Bilgi
İslam büyüklerince ilk vahdaniyetçilerden kabul edilen (Sokrates) bundan 24 asır evvel kendi tabiriyle halkını ‘insanların âlâsı’ diye andığı Atina’da, her evin kapısını çalarak ve her rastladığının önüne asasını dikerek şu (alârm) çığlığını koparmıştı:

- Yaşanmaya değer hayat üzerinde ne düşünüyorsun?

Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 114)Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 114)

Ayasofya hitabesi
" Eğer Abdülhamid’e, Ayasofya’yı müze yapması karşılığında bütün dünya hazinelerini vereceklerini söyleseler, nefretle reddeder, imparatorluğunu elinden almakla tehdit etseler son damla kanına kadar akıtmakta tereddüt etmezdi. İnkârcı (Volter)in Allah’ın Sevgilisine ait piyesini Fransız tiyatrolarından Fransa devleti marifetiyle kaldırtan, yoksa bunun harp sebebi olacağını Fransa hükümetinini suratına çarpan, Ulu Hakan Abdülhamid Han’dan başka kim olabilmiştir?

Hitabeler, Necip Fazıl KısakürekHitabeler, Necip Fazıl Kısakürek

Köyde, şehirde, sokakta, meydanda, mektepte, ailede, işte, dairede, itfaiye edasıyla, büyük ahlâk seferberliği...

Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 176 - Büyük doğu yayınları)Hitabeler, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 176 - Büyük doğu yayınları)
2 /