Osman sevimli

Bî vefadır dâr-ı dünya kimseyi şad eylemez!... (Vefasızdır dünya kimseyi mutlu etmez!...)
Hayat ve İnsan
Reklam
Acaba Türk evlâdı da koskoca Rus cemiyetini tepetaklak eden bu gayriinsânî iktidarın sempatizanı olmaktan ne zaman kurtulacak ve Oğuz göçleri batıya doğru aktığı asırlardan bu yana, şu sâhibi olduğu top-raklardaki huzur ve saâdetini ne zaman anlayacaktır?
Ayak bastığı ülkelere nizam, adâlet, medeniyet ve huzur götürmüş olan Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin fetih ve zaferlerini tâkip eden asırlarından sonra, feri sönen¹, dizlerinin bağı çözülerek, koşmaktan emeklemeye düşer hâle gelmiş yıllarının hatâlarına parmak değdirmek, gerçekten hem pek hazin hem de pek güç, ama zarûrî
İslâm durmaz yürür, hatta koşar. Koştuğu ölçüde de etrafındaki sanayie muhtaç ülkeleri kolu kanadı altına almıştır. Nasıl ki dünya için durmak kıyâmet alâmeti ise ilim ve irfan yolunda da yerinde sayıp mesâfe almamak bir çeşit ölüm demektir. Şu halde Yahûdi neden Müslümanın kolunu bacağını kırıyor. üstelik de bu vahşete insan hakları havârîliği yapan vicdan yoksulu batı göz yumuyor. Kendileri de etraf-ları da Yahûdiden daha zâlim ve gaddar oldukları içindir ki zâlimi değil mazlûmu¹ mahkûm etmekten utanmıyorlar.
Zira kafa kâğıdında adı Müslüman diye yazılı olmak kâfi değildir. Ne yazık ki İslâm âleminin çok büyük bir kısmında ahlâk-ı Mustafavî'ye sahip su katılmamış bir îman ve ahlâk kaynağı kurumuş bulunmaktadır. Kötü bir siyâsî rekabet, ayrı rejimlere yaslanıp İslâmî birliğin kudret ve kuvvetinden mahrum kalmak gibi zaaf, tâkatsizlik ve yarı esir bir tâbi oluş, ağyârın zulmüne mânen talip olmanın elîm gerçeği olduğundan haber-siz bulunmak, işte rehâvete 8 düşmüş Islâm'ın gafleti...
Reklam