Büyükler bizimle konuşurken sık sık ‘sus bakalım, sen bilmezsin ben bilirim, derler.
Ama büyüklerin bildiğini iddia ettiği dünyanın hali gözler önünde…
Eylem sıfır,
Yürekler manda derisi…
Velid bin Mugireyi yoldan çıkaran duygular neler? Acaba bizde var mı? Ve nasıl üstesinden gelinir?
Velid bin mugire önceden muhtemelen iyi bir insan idi. Kabe örtüsünü 2 yilda bir tek başına değiştiriyor, kabeye gelenlere iyilikler yapıyordu. Belagati iyiydi, edebiyatı iyiydi. Belki gerçek iyi gelmese ölüp gitse iyi biri olarak tanınacaktı. Ama gerçek iyi gelince sahte para ortaya çıkar. Güneş çıkınca kendini güneş sanan mumun ışığı farkedilir.
Peki ne oldu da iyi dediğimiz bu adam birden kötü oldu? Kötülükte öne geçti?
Çünkü kendi toplumda önder durumdaydı, herkesten saygı görüyordu, o da bu çağdaki çoğu gibi saygıyı mal ile makam ile almıştı. İnsanlığına yatırım yerine enaniyetine yatırım yapmıştı.
Peygamber çıkıp ben uyarıcıyım dediğinde bir şey gelse bana gelirdi dedi. Yani kendini o kadar ehil görüyordu. Olaya bakmıyordu, kendini o kadar büyütmüştü ki kendi kendine yere basmak zordu. Oysa Bir yetim ve bir oksuze geldi hitap.
Allah bu insanlara bir şey anlatmak istiyor ama anlamak için dinlemek ve kalp lazım.
Bizde dinliyor muyuz? Az. Anlıyor miyiz? Kalp ile yolumuz nasıl? Kirli...
Tarihi okumak lanetlemek, sevmek ağlamak kolay. Acaba bu kafirce eğilimler bende de var mı diye sormamiz lazım. Peki Müslümanlığımı nasıl artiririm diye sormalıyız.
Kıskançlık ve hased burada önemli bir başka faktör. Mugire iyi biriyken kıskançlık onu kötü yaptı. İnsanlığıyla övünmek yerine mal ve makam ile ovunmemeliyiz.
Kuma yazı yazmak...
İki samimi arkadaş çölde giderken nedensiz bir şekilde tartıştılar. Biri birine tokat attı. Tokat yiyen adam kuma "bugün arkadaşım bana tokat attı" yazdı.
Küs küs giderken tokat yiyen adam farkında olmadan bataklığa battı. Daha derine giderken arkadaşı gelip kurtardı.
Bu sefer adam bir kaya buldu ve elindeki bir taşla kayaya " Arkadaşım hayatımı kurtardı" yazdı. Arkadaşı birinde neden kuma ve neden kayaya yazdığını sordu.
Adam
"Dostum yaptığın hatayı kuma yazdım ki rüzgar çıkınca silinsin ki yine iyi olalım,
İyiliğini kayaya yazdım ki o yazı silinmesin, hep hatırlatayayım ve kalbimden hiç çıkmayasın"
Başarısız mıyım?
Hayatta hedeflediklerine ulaşamamış bir adam herkesin akıl danıştığı dostuna anlatır bu durumunu...
Dostu "Dönerken kütüphaneye uğra New York Times'ın 1970 almanağının 930. sayfasına bak."
Adam kütüphaneye uğrar büyük heyecanla almanağı açar, 930. sayfada beyzbol istatistikleri vardır. Ty Cobb 3.67 vuruşla bu alanda en iyi olduğu yazıyordur. Adam anlamaz arkadaşını arar, yanlış olmasın der.
Arkadaşı "Ty Cobb rekoru halen elinde tutuyor ama o bile 3 atıştan birine doğru düzgün vurabilmis."
Adam, anladım der beklentileri daha düşük tutmalı...
(özet) Doğuştan kör olan birine anlatılan bilgiler ev, camii, han gibi fiziki bilgidir. Körün birden gözünün açılıp bu bilgileri açık bir şekilde görmesi ve tat alması fizik ötesi bilgidir. Bu tadı ancak gözü açık olanlar anlayabilir. Allah gözümüzü açsın da bu tadı duyalım...