• Başlangıçta tüm yazarlar, dünyayı değiştireceğini sanır. Kimse romanla dünyayı değiştiremez. Öyle bir şey yok. Genç yazarlara sadece disiplinli olmalarını öneriyorum. Her gün, saat 10'dan 2'ye ve 4.30'dan 8'e kadar çalışıyorum. Bu tesadüf değildir. Ben genç yazarlarla konuştuğumda diyorum ki; aktör olup provaya gitmeseniz, prova iptal edilir. Gitmek zorundasınızdır. Yazar da böyledir. Kimse yazara "Neden yazmıyorsunuz?" diyemez ama disiplinli bir düzen tutturmak zorundasınız.
    Ve sakın, silmekten, yırtmaktan korkmayın! Böylece yazabileceksiniz...
  • 2018'de 91 Kitap okudum. Güzel verimli bir yıl oldu benim için. En beğendiğim 7 kitap şunlar oldu.
    Herkese İyi Yıllar Dilerim..
    1- Yılın Kitabını (Uçurtma Avcısı / Khaled Hosseini) olarak seçtim.
    2- Thomas Bernhard (Nefes, Neden, Kiler, Soğuk, Çocuk) 5 Kitaplık Biyografi Serisi
    3- Huzursuzluk / Livaneli
    4- Uyuyan Adam / George Perec
    5- İntihar / Edouard Leve
    6- Sıfır Noktasındaki Kadın / Nevâl es-Saadavi
    7- II. Edward / Christopher Marlowe

    Kitap ve Dergilerin Tam Listesi:
    1 Savaş Sanatı Sun Tzu
    2 Kafka Okur Sayı 23
    3 Tuhaf Dergi Sayı: 9
    4 Klein ve Wagner Hermann Hesse
    5 Nagazaki Eric Faye
    6 Kafka Okur Sayı 21
    7 Kafka Okur Sayı 22
    8 Yengeç Yürüyüşü Günter Grass
    9 Tuhaf Dergi - Sayı 10
    10 OT Dergi Sayı: 60
    11 Önemsiz Bir Kadın Oscar Wilde
    12 Usta ile Margarita Bulgakov
    13 Dostoyevski Yeraltı İnsanı Rene Girard
    14 Maaile Can Yücel
    15 Bullet Park John Cheever
    16 Gezgin, Kule ve Kitapkurdu Metafor Olarak Okur Alberto Manguel
    17 Kafka Okur Sayı 24 Şubat 2018
    18 25 Ağustos 1983 ve Diğer Öyküler Jorge Luis Borges
    19 Zamanın Gürültüsü Julian Barnes
    20 Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı Miguel De Unamuno
    21 Madame Bovary Gustave Flaubert
    22 Gezintiler Can Yücel
    23 Tuhaf Dergi Sayı 12
    24 Kafa Dergisi Sayı 44
    25 Kafa Okur Sayı 25
    26 Çok Bi Çocuk Can Yücel
    27 Tuhaf Dergi Sayı 13
    28 Sputnik Sevgilim Haruki Murakami
    29 Tuhaf Kütüphane Haruki Murakami
    30 Kibarlar Alemi Marcel Proust
    31 Kafka Okur Sayı 26
    32 Huzursuzluk Livaneli
    33 Mahre Günce Novalis
    34 Tuhaf Dergi Sayı 14
    35 Sivastopol Tolstoy
    36 Gevezeler ve Meraklılar Plutark
    37 Yaşlanmayı Bilmek Cicero
    38 Başkasının Karısı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    39 Karanlığın Yüreği Joseph Conrad
    40 Öteki Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    41 Cadılar Bayramı Ray Bradbury
    42 Alice Harikalar Diyarında Lewis Carroll
    43 Mecburiyet Stefan Zweig
    44 Bir Kuzey Macerası Jack London
    45 Geçmişe Yolculuk Stefan Zweig
    46 Uyuyan Adam George Perec
    47 Şair Evlenmesi Şinasi
    48 Düğüne John Berger
    49 Kral Oidipus Sophokles
    50 Kafa Dergisi Sayı: 46
    51 Arka Kapak - Sayı 31
    52 Gökyokuş Can Yücel
    53 Dostluk Üzerine Cicero
    54 Ölüm ve Oğlum Can Yücel
    55 Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı Alfred de Musset
    56 Factotum Charles Bukowski
    57 Günden Kalanlar Kazuo Ishiguro
    58 Lewis Carroll'un Alice'nin Pullar Diyarındaki Maceraları Tunç Tayanç
    59 Tezgah - Sayı 8
    60 Kafka Okur Sayı 27
    61 Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz Raymond Carver
    62 Maurice, ya da Balıkçının Kulübesi Mary Shelley
    63 Eşlik Samuel Beckett
    64 Ertelenen Aşk Ray Bradbury
    65 Medea Euripides
    66 Kafka Okur Sayı 31
    67 Tünel Ernesto Sabato
    68 İyi Kalpli Erendira Gabriel Garcia Marquez
    69 Yeşil Cami Pierre Loti
    70 Ermişin Bahçesi Halil Cibran
    71 Gezgin Halil Cibran
    72 Aldanan Kadın Thomas Mann
    73 İntihar Edouard Leve
    74 Sonsuz Kaçış Joseph Roth
    75 Karmaşık Duygular Stefan Zweig
    76 Feniçka Salome
    77 Günah Üzerine Tartışma Georges Bataille
    78 Tıkanma Chuck Palahniuk
    79 Sıfır Noktasındaki Kadın Nevâl es-Saadavi
    80 Nefes Thomas Bernard
    81 Neden Thomas Bernard
    82 Kiler Thomas Bernard
    83 Soğuk Thomas Bernard
    84 Çocuk Thomas Bernard
    85 Vatan Yahut Silistre Namık Kemal
    86 Deniz Duası Khaled Hosseini
    87 Mustafa Kemal Yılmaz Özdil
    88 Nedir Gene Deli Gönlünü Çelen (Fotoğraflı Klasikler) Sappho
    89 Sevgi Duvarı Can Yücel
    90 II. Edward Christopher Marlowe
    91 Uçurtma Avcısı Khaled Hosseini
  • Bir kıtlıkta, açlıktan ölenlerin %30'unun, beslenme alışkanlıklarını terk edemeyenler olduğu söylenir.
    Kolektif
    Sayfa 5 - İhsan Oktay Anar
  • 64 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    -İnsanlık Aranıyor Ölü ya da Diri-

    Kelimelerin yaşadığı, hissettiği ve hissettirdiği bir dergi diyelim. Kalbimiz yine izdihamlandı:) Her bir sayfasını merakla karıştırıyorum, ilk önce okumadan göz atıyorum. Özellikle yazılarını merak ettiklerim var, ufaktan heyecanlanıyorum. :) Karşıma Izdiham Maarif Takvimi çıkıyor. 30 Temmuz 2016 için *Bende bir hâl olduğunu en son yakınımdakiler anladı.* diyor M.Kaynar

    Mustafa Kutlu'nun masasına misafir oluyoruz. Bir çay içmeden bırakmam diye ısrar edince kıramıyoruz. Sohbetine de pek hevesliyiz zaten. :) Hayvan Sevgisi diyor. Çocukların makine içinde büyümesinden dert yanıyor. *Balkon çocukları horozu da tanımıyor. Tavuk diye marketlerde soyulmuş, ayıklanmış sarı-pembe gövdeleri biliyor. Kümesteki arkadaşın yumurtalar üzerinde bir uzun zaman kuluçkaya yatmasını, sonra bir gün, cıvıltılar saçarak arkasına bir sürü civciv katarak çayırda kurum satarak yürümesini görmediler ki. Bir anaç tavuğun civcivler üzerine yönelecek herhangi bir tehlike anında nasıl çırpındığını izlemediler ki. Civcivler makinalardan çıkıyor artık. Bir otomobilin yedek parçaları gibi tornadan veya presten pıtır pıtır dökülüyorlar. Bir yabani ot ile, bir çocukla, bir köpekle, tatlı tatlı eşinecek bir çöplükle, bir küçük solucan, bir mısır tanesi, avlanacak bir böcekle karşılaşmadan büyüyorlar.* Bir balkon çocuğu olarak katılıyorum Kutlu'ya. Yine de yaşam şartları böyle gerektirmiş deyip başka birinin sohbetine dahil oluyoruz. Iki ay sonra görüşmek üzere sevgili Kutlu diyoruz. :)

    Gökhan Özcan'ın kapısını tıklatmadan misafir olmayı tercih ediyoruz. Zira onun kendi içindeki dünyası başka birini daha kabul etmez. Sessiz sessiz söylediklerini dinliyor, yazdıklarını okuyoruz. Bir Sözcük Anlamını Arıyor! diyor. Bunun yanında söylediği iki cümle çalıyor kalbimizi;
    *Benim için hayat, kurmayı hep unuttuğum bir saat!* Acaba bu yüzden mi sözcüklerin anlamlarını kaçırıyoruz. Her yerdeki ana tema mantığı, geç kalınmış, arkada bırakılmış kişiler ve hayatlar. Hayat koşup gitsin, biz geride kalanlar ordusunu oluşturuyoruz.
    *Kulağım çınladığında söyle düşünürüm bazen: Belki de eski bir hayat tam şu anda beni anıyor.*
    Hazır hayatta bizi gerilerde bırakmışken, aklımızın geçmişe dönüşünü merakla izlemek gerekir. Geçmişten kopup geleceğe dönemeyişimiz bu yüzden midir peki, arafta kalışlar... Bizi düşündüren Gökhan Özcan'dan sonra sessizce gitmeye hazırlanıyoruz. Ardımızdan sesleniyor; *Bütün gücümüzle avuçlarımızı kapalı tutmaya çalışıyoruz.* Ne kadar sessiz sakin olursanız olun gönülden gönüle coşkun nehirler akar, gidişler dönüşler gürültülü olur. Sesimiz duyulmuş meğer deyip uzaklaşıyoruz. Sahi, Özcan ne demek istedi bize? Heybemize katıp ilerleyelim.

    Ülke gündemindeki seçim muhabbetlerine, İzdiham da fikirlerini beyan etmiş. Bizim Cumhurbaşkanı Adayımız deyip noktalı virgül koymuş. Tebessümle okuduk. Bir kaç yerine değinelim, fikir birliği güçlensin.
    *Şiir okusun ama yazmasın.
    *Ülkeyi ideoloji ile değil merhametle yönetsin.
    *En az bir kere aşık olmuş ve en az bir kere terk edilmiş olsun.
    *Gülünce güzel gülsün.
    *Şaka yapmasın.
    *Cumhurbaşkanı olduktan sonra çocukluk arkadaşına "siz" diye hitap etmesin.
    *Biz bu seçimde ve her seçimde Hz.Ömer'i destekliyoruz. Makam kötü bir şey çünkü.
    Not: Anlaşırsak biz yokuz.
    Gündemden yakışır şekilde uzak kalmayan İzdiham'a katılıyor ve ziyaretlerin kısası makbuldür deyip devam ediyoruz. (En çok bu kısmi beğendik desek yeridir.)

    Bir Oğuz Atay röportajı ile karşılaşıyoruz, uğramadan geçmiyoruz. Yalnızlık, sevmek, korku hakkındaki düşünceleri sorulmuş kendisine. *Hassas insanlar sadece kalplerinden yara almaktan korkarlar. Bundan korkanlar en çok kalplerinden yara alırlar. Bunu bilenler ise en çok kalpleri yaralarlar. Işte kalbi olana zordur yaşamak.* demiş. Okumanın verdiği keyif bir yana da, röportajın yapıldığı zamana denk düşseydik, belki bir kaç soru da biz sorardık.

    Yolumuz Emine Şimşek'in beklenen, gidilen, gidilmek istenilen yolları, kalışları iyi yansıttığı dünyalara düşüyor. O dünyanın sokakları, bilinen ama hep kaybolunan yollarına çıkıyor. Belki de bu yüzden iyi hissettirdiğini ve yansıttığını düşünüyoruzdur. *Anlatacak çok şeyi olduğunda susarak başlar konuşmaya insan.* diyor, bizi görür görmez. Evet, anlatılacak çok şeyimiz vardı ama bunu nasıl anladığını da anlamadık. Bu dergide herkes gönül gözü ile görmeyi öğrenmiş anlaşılan. Bizde okuyarak öğreneceğiz diye umut ediyoruz. Sohbet, bekleyişler üzerine... Bunu bir yaşam parçası haline getirmekten. Unutmanın aslında hafızaya kazıyıştan başka bir şey olmadığından... İçimizi bir hüzün kaplıyor, bu hüzünlenişte yaşamımızın bir parçası. Bildiğimizden ötürü yine de mutluyuz.

    Birçok kişinin daha yanına uğradık lakin bu kadarını bahsetmeye yetti kelimelerimiz. Izdiham'a edecek kocaman bir teşekkürümüz var. Belki bizi hayattan uzaklaştırdığı için. Uzaklaştırırken bile hayatı öğretmeyi sevdiği için. Güldürürken üzdüğü, üzerken bizi kendimize getirdiği için. Biz Izdiham'ı seviyoruz. Izdiham da bizi seviyor olacak ki; çok şeye katlanıyor.
    *Izdiham çıksın diye derginin iç mizanpajını siyah/beyaz yaptırdım. Yoksa yine sıkıntı olacaktı. Dolar ve Euro artışı yüzünden. Bu sayıyı da böyle hallettim. Dayanmak, bir şair mesleğidir.*

    Teşekkürler İzdiham. Dayanmak kelimesini yüzlerce okurun gönlüne sığdırarak, şiirlerle ve yazılarla yine içimizi kıyım kıyım ettiğin için! Ve bana kazandırdığın güzel dostluklar için... ;)
  • Yan yana durabilmek ne mühim şey dünyada.
  • 165

    Yanlış yerde olmak iyidir bazen.
    Hafızayı tazeler!