Bu romanı elime çok büyük beklentilerle almıştım. Bunun sebebi yalnızca ödül alması değil aynı zamanda ismi, konusu kapak tasarımına kadar ilgimi çektiği içindi. Ancak bu kitap kaybolan bir potansiyelin, sürekli aynı sayfaları okuyormuş hissi veren cümlelerin, bir döngüde sıkışıp kalmanın hikayesi gibiydi. Eğer bunu karakterlerin psikolojik derinliğini yansıtarak yapsaydı çok büyük bir potansiyel yakalayacağını düşünüyorum ancak sadece bir karaktere saplanıp kalarak kitabın vadettiğini veremedi.
Öteki İsimJon Fosse · Monokl Yayınları · 202523 okunma
Merhaba
Bugün sizlere Banana Yoshimoto'nun "Mutfak/Kitchen" adlı eseriyle geldim.
Japon Edebiyatı'nın ödüllü kitaplarından biri olan bu eserin özel bir basımıdır.
Kitabı çok beğendim; akıcı ve sade dili beni büyüledi. Mikage'nin kimsesizliğini ve çaresizliğini derinden hissettim. Tam da en beklenmedik anda yardım eli uzatmak isteyen Yuichi'nin karşılaştığı beklenmedik durum beni derinden etkiledi. (Açıkçası, bu ikili benim favorimdi.)
Üç bölümden oluşan kitabın ilk iki bölümü, Mikage ve Yuichi'nin mutfakta başlayan sıcak hikayesinden oluşmaktadır. Yaslarını içlerine atan bu ikili, acılarını haykırmak yerine duygularını gizleyerek mutfakta teselli bulur.
Üçüncü bölümde ise Satsuki ve Hiiragi karakterlerinin ortak yaslarının işlendiği "Ay Işığı Gölgesi" yer almaktadır.Japon mitolojisinde yer alan bu dünya ile öteki dünya arasındaki geçişe de değinilmiştir.
Kitabın genel temasını ölüm, yas süreci ve yalnızlık oluştururken, aşk da bu temaların içine harmanlanmıştır.
Uzak Doğu kültürünü sevenlere kesinlikle tavsiye ederimmm.
ᴋᴇʏɪ̇ғʟɪ̇ ᴏᴋᴜᴍᴀʟᴀʀ
MutfakBanana Yoshimoto · Beyaz Baykuş Yayınları · 2026799 okunma
Dostoyevski, Bay Golyadkin’in karşısına tıpatıp kendisine benzeyen ama çok daha girişken olan "ötekini" çıkararak zihnin en karanlık dehlizlerine iniyor. Toplumda kabul görme arzusunun ve dışlanmışlığın insanı nasıl bir şizofrenik kabusa ve kimlik kaybına sürükleyebileceğini anlatan, tekinsiz bir psikolojik başyapıt.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Daha çok kahramanın duygu ve düşünceleri betimlenmiş kararsızlıkları ve kafa karışıklığı üzerinde durulmuş. Olay örgüsü pek heyecanlı gelmedi bana biraz sıkıldım okurken sonu da tekdüzeydi.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Merhabalar, bugün sizlerle beraber 95 tezi inceleyeceğiz. Ama önce yazarı olan Martin Luther'i ele alalım.
1483'te orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak doğan Martin Luther; besteci, ilahiyatçı ve keşiş olarak hayatını sürdürmüştür. Yaptığı reform hareketleri ve yayımladığı 95 tez ile dünya tarihinde damga vurmuş isimlerin arasında kendisine hak kazandı. Yaşamı boyunca Papa'nın samimiyetsizlikle yaptığı endüljansı eleştirmiş ve her daim mücadele etmiştir. Bu metinde gerisine pek de değinmeye gerek yok. Zira bir zamanlar Papa'nın insanları nasıl kandırdığı apaçık ortada. O hâlde biz metini inceleyelim.
Kitapta çoğu Papa'nın günahları bağışlamasının, özellikle para karşılığı ve samimi olmadan yapılan çıkar ilişkisinin, aşağılandığı barizdir. Ancak Papa'yı tamamen reddetmek değil onun yetkilerini kısıtlamayı seçer. Fakat kendi metininde bir o kadar çelişkili olduğu aşikârdır.
Mesela ilk 10 tezde 6-8.p tezler arasına baktığınızda Papa'nın aracılığıyla Kutsal Ruh'un insanlara lütuf verdiğini söylerken, 30-35 tezler arasına baktığınızda Papa'nın insanları Tanrı'ya yaklaşırdığını söyleyenlerden kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir. Bir yandan endüljansı reddederken öteki taraftan da Papa'nın lütuflarının her yere yayılmasını istiyor.
Papa'nın insanları affetme konusunda samimi ve istekli olmasını isteyip son 5 tez de "lütuft"tan ve müjdeden kaçınılıp cehennem ve günahla insanları Tanrı'ya yaklaştırılması gerektiğini söyler. Bu kadar çelişkili ve üç maymuna oynayan bu metne verebileceğim puan ancak 3 olur. Bu metinden kalite beklemiştim ve açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Martin Luther de Papa'dan farksız değilmiş o kadar. Aynı şeyin laciverti
Neyse, Tanrıya emanet olun, ilimden başka kerametiniz olmasın.
Doksan Beş TezMartin Luther · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,368 okunma
Öteki bittiğinde en çok hissettiğim şey rahatsızlıktı. Çünkü roman, insanın kendi zihnine güvenemediği bir noktaya sürüklüyor. Başkarakter Golyadkin’in karşısına çıkan “öteki benliği”, ilk başta gerçek mi hayal mi tam anlayamadım. Sayfalar ilerledikçe bu belirsizlik daha da arttı.
Fyodor Dostoyevski burada klasik anlamda bir olay örgüsünden çok psikolojik gerilim kuruyor. Golyadkin’in dışlanma korkusu, aşağılık duygusu ve sürekli başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğünü hesaplaması oldukça yorucu ama aynı zamanda etkileyici. Romanı okurken bazen karaktere acıdım, bazen de onun paranoyasına kapıldım.
Kitabın en güçlü yanı bence kimlik meselesi. Hepimizin içinde başkalarına göstermek istediğimiz bir benlik ve sakladığımız başka bir benlik var. Roman bunu oldukça karanlık bir şekilde ele alıyor. Golyadkin’in “öteki” ile mücadelesi aslında kendi eksiklikleriyle ve korkularıyla mücadelesi gibi geliyor.
Ancak dürüst olmak gerekirse okuması kolay bir roman değil. Bazı bölümlerde aynı düşüncelerin tekrarlandığını hissettim ve karakterin zihinsel karmaşası okura da geçiyor. Bu durum kimi okurlar için sıkıcı olabilir, kimi okurlar için ise romanın en büyük başarısıdır.
Kitapseverlere sevgiyle :))
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma