Daima semadan bir şey bekler gibi duran ve günden güne sararıp solan bu güzel ağacın haline bütün kâinat içinde yalnız seher, her sabah birkaç damla gözyaşı dökerdi.
Sabahın alacası, semanın lacivert yüzünde her dakika rengini, yerini değiştiren birtakım rengarenk sütunlar meydana getirmişti. Ruhunu mest eden o tebessüm, dudakları gibi gül renginde olan bulutlar arasında yayılarak karşı taraftaki dağları süslüyor, yine o tebessüm semadan süzülüp denizin küçük dalgaları üzerinde, kıyıları sevdalar içinde bırakarak uzaklaşıyordu.