Yeni Tabular, teknolojik ivmelenmenin geleneksel ahlaki yapıları nasıl tasfiye ettiğini gösteren yapısal bir zemin sunuyor. Bu anlatıda tabular, yıkılması gereken engeller olmaktan çıkıp rasyonel aklın pazarlanabilir birer performans ürününe dönüştüğü birer veri setine indirgeniyor. Medyanın ve yüksek teknolojinin insan ruhunu birer simülasyon nesnesi haline getirmesi, toplumsal normların organik köklerinden koparılarak birer imaj yönetimi aracına dönüştürülmesini simgeliyor.
Eserin insan doğasının irrasyonel derinliklerine dair sunduğu o tavizsiz ve bütüncül vaka analizi, yapısal bir sorgulamaya kapı aralayan derin bir entelektüel saygının ifadesidir. Kurgudaki yüksek kontrastlı ve sert atmosfer, hakikatin dijital gürültü içinde nasıl buharlaştığını gösteren, her karesi özenle seçilmiş birer sahneler bütünü gibi zihnimde yer edindi. Eser, bireyin kendi kimliğini bu hiper-gerçeklik içinde nasıl kurguladığını sorgularken, bizi kaçınılmaz bir ahlaki dönüşümün rasyonel sonuçlarıyla baş başa bırakıyor.