Coci’nin kendi "modernite" laboratuvarında bir Pygmalion olmaya çalışırken, yarattığı figürün paspası haline gelmesini izlemek benim için tam bir entelektüel fiyaskoydu. Bir "ideal kadın" inşa etme projesinin, nesnenin özneye dönüşüp iktidarı ele geçirmesiyle nasıl yapısal bir çöküşe uğradığını görmek, rasyonel aklın irrasyonel arzular karşısındaki en komik nakavtlarından biri. Kendi kurgusunun kurbanı olan bir karakterin, ideallerinin altında kalışını seyretmek hem sarsıcı hem de absürt bir deneyimdi.