Herkes okumalı
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 11:30
Atatürk, eseri Nutuk'ta Yahya Kaptan'a 12-13 sayfa kadar yer ayırmıştır. İzmitliler bilir, otogar mevkiinde Yahya Kaptan adında semt vardır. Bana kalsa bir ilçenin adı verilmeliydi Yahya Kaptan'a. Yahya Kaptan Milli Mücadele döneminde İzmit'te asayişi sağlayan bir Kuvay-ı Milliyecidir. Ve Atatürk tarafından bizzat görevlendirilmiştir. Yalnız İngilizlere kulluk eden padişah ve İstanbul hükümeti Yahya Kaptan'ı kahpece öldürmüştür. Yahya Kaptan'ı rahmetle anarken ona bu hainliği yapanları lanetliyorum.
Yahya Kaptan / İzmitİsmail Bilgin · Timaş Çocuk · 201252 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Selam Müptelalar Dubara Dubara, yalnızca bir barınma mücadelesi değil, aynı zamanda sistemin çıkmaz sokaklarında kendine bir yol açma ve dostluğa tutunma hikâyesi sunuyor okuyucusuna. ​Kitabın daha ilk sayfalarında, büyük şehrin karmaşasında başını sokacak bir yer arayan iki gencin yanında buluyorsunuz kendinizi. Soğuk hastane koridorlarından otogar köşelerine uzanan, çaresiz ama bir o kadar da dirençli bir atmosfer. Ana karakter Dipsiz Deniz'in gözünden olayları takip ederken zihninizde sorular beliriyor. Bir ev bulmak bu kadar zor olabilir mi? Dürüst kalarak hayatta kalabilir miyim? Ya her şey bir oyundan ibaretse? Rukiye T. Ersoy’un dili akıcı ve okuyucusunu hikâyenin içine nasıl çekeceğini çok iyi biliyor. Olaylar hızla akarken özellikle Dipsiz Deniz ve Salih’in arasındaki o sarsılmaz bağ çok iyi yansıtılmış okuyucuya. Mizahla harmanlanmış bu trajikomik hikâyede beni etkileyen şey aslında karakterlerin saflığı ve her şeye rağmen pes etmemeleriydi. ​Gönlüm Güzel karakteriyle olan o masum yakınlaşma, kitabın duygusal yönünü güçlendiriyor. Ve şu meşhur evlilik dubarası meselesi? Tam bir merak unsuru! Kitap boyunca bu karmaşanın içinden nasıl çıkacaklarını çözmeye çalışıyorsunuz ve sonunda taşlar yerine oturuyor. Kitabın sonundaki o toplumsal eleştiri beni şaşırtmadı ama Dipsiz Deniz'in o anki gerçek hislerini ve sistemin karşısında duruşunu daha uzun uzun okumayı çok isterdim. ​Bu samimi yolculuğu çok sevdim ve son sayfaları hemen bitirmemek için tadını çıkararak okudum. Dipsiz Deniz, Salih ve o nevi şahsına münhasır karakterlerle dolu dünyadan ayrılmak benim için gerçekten zor oldu. Sağlıkla ve kitapla kalın müptelalar... #dubaradubara #rukiyetersoy #maruzatyayınları #kitap_muptelasi_ Kitap Sayfa:232 #bookblogerileokuyoruz @_rukiye.t.ersoy @maruzat.yayinlari
Dubara DubaraRukiye T. Ersoy · Maruzat Yayınları · 202547 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 12:05
Hikâyeden Yaşamak, üç ana başlık altında toplanmış onbir adet hikâyeden oluşuyor. Eseri yazarı Büşra Ayar Al bir Türkçe Öğretmeni olup, şu anda bir yayınevinde editörlük yapmaktadır. Hikâyeden Yaşamak, kendisinin ilk eseri olmakla birlikte bu eser Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenmiş bir metindir. Üç Ana Başlık ve onların altında yer alan hikâyelerin isimleri şu şekilde: İnadına Yaşamak Bu başlık altında yer alan dört hikâye, dört farklı milletin uğradığı zulümleri içeriyor. Yazarın bu acılara gösterdiği hassasiyetin ve hatırlatmanın oldukça mühim olduğunu düşünüyorum. Dalgakıran: Doğu Türkistan'da Çin zulmünü yaşayan bir aile ve kızlarının hüzünlü hikâyesi. Moja Tetka: Sırpların Bosna katliamından bir hikâye. Vatan Denilince: Suriye'li bir ailenin yaşadığı dram hikâye ediliyor. Yağmurun Silemedikleri: Filistin soykırımını bir çocuğun penceresinden anlatan kısa ve dokunaklı bir hikâye. Hikâyeden Yaşamak Esere ismini de veren bu başlık altında üç tane hikâye yer alıyor. Bu hikâyelerin ortak teması: Ahmet Mithat Efendi misali hikâyedeki karakterler ile yazarın iç içe olması. Karküre: Hüzünlü bir aşk hikâyesi. Eserin hacimli (26 sayfa) hikâyelerinden bir tanesi. Kurgusu gayet güzeldi. Vakit Geldi: Yalnız ve kimsesiz bir yazarın hüzünlü hikâyesi. Helezon: Yine yalnız bir yazarın kendi yazdığı karakterler ile yaşadığı zihnî bir kısa hikâye. Sadece Yaşamak Bu başlık altında dört tane hikâye yer alıyor. Bu hikâyelerde ise aile hayatı ön planda.
Hikâyeden YaşamakBüşra Ayar Al · Babıali Kültür Yayıncılığı · 20252 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:07
Yazar ile tanışma kitabımın oldu ben yazarın dilini ve hissiyatını çok sevdim. Başka kitapları ile de tanışmak istiyorum Kadını anlatan erken bir yazar ancak bu kadar hissetirebilirdi bize kendimizi. 16 farklı şehir 16 farklı kadın 16 farklı hikaye her biri bizden hayatın içinden çok tanıdık... Eril dilden uzak. Kaliteli bir gözlem ile yazılmış keyifli bir okuma oldu. Her bölüm kendi içinde özel kendine has ayrı bir heyecanı olan birer parça idi. Ancak son Esenler Otogar'ı bence hem kitabın özeti hem de ana fikriydi.
Kadından KentlerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20083,162 okunma
“Işık, çatlaklardan sızar.” Mevlana ve Wabi Sabi felsefesi
8/10
·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 11:30
Nobuo Suzuki’nin “Wabi Sabi: The Wisdom in Imperfection” adlı kitabı, kusuru düzeltilmesi gereken bir problem olarak değil, hayatın doğal bir parçası olarak ele alıyor. Japon felsefesine göre Wabi, sadeliği ve gönüllü olarak azla yetinmeyi anlatır. Gösterişten uzak, bilinçli bir yaşamı işaret eder. Sabi ise zamanın bıraktığı izlere, eskimeye ve geçiciliğe bakar. Bir araya geldiklerinde, mükemmel olma zorunluluğunu reddeden; kusurlu, tamamlanmamış ve geçici olanın içindeki değeri görünür kılan bir anlayış ortaya çıkar. Bu yaklaşım ilk bakışta yalnızca Japon kültürüne aitmiş gibi görünse de, aslında bizim düşünsel dünyamıza da oldukça yakındır. Kitabı okurken, yazarın da değinmiş olduğu, Mevlana’nın “Işık, çatlağından sızar” sözü sık sık aklıma geldi. Nitekim burada bahsedilen çatlak, saklanması gereken bir kusur değil, içeriye ışığın girebildiği bir açıklık olarak anlam kazanır. İnsan, tam olduğu yerde değil; kırıldığı, eksildiği yerde fark eder, değişir ve derinleşir. Japon kültüründeki “kintsugi” sanatı bu düşüncenin somut bir karşılığıdır. Kırılan seramikler, çatlakları gizlenmeden, altınla onarılır. Nesnenin geçmişi örtülmez; aksine, görünür hâle getirilir ve değer kazanır. Kırık olmak, artık bir kayıp değil; hikâyenin en kıymetli parçasıdır. Tüketim kültürü, “özel”, “sınırlı” ve “kusursuz” olanı sürekli yüceltir. Oysa eşsiz olmak, her zaman kusursuz olmak anlamına gelmez. Çoğu zaman asıl güzellik, kusur olarak addedilen ayrıntılarda saklıdır. Tüketim toplumunda çoğu zaman bir şeyi eskisini tüketemeden yenisiyle değiştiriyoruz. Bitmeden, eskimeden, hayatımıza gerçekten karışmadan yerini bir başkasına bırakıyor. Bu hız içinde nesnelerle kurduğumuz ilişki yüzeysel kalıyor. Uzun zaman sonra bir ürünü ilk kez gerçekten bitirdim. Yerine hemen yenisini koymak
1000k
Wabi SabiNobuo Suzuki · Tuttle Publishing · 202186 okunma
Efsane rehber
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Bu kitap gerçekten tam da çıkmazda hissettiğim bir dönemde çıktı karşıma. Gerçek bit rehber , herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Hediye olarak alınabilecek kıymetli bir rehber bana göre.
GanbatteNobuo Suzuki · Athica Yayınları · 202396 okunma