Boşuna overthinker olmadık
Aklı meşgul etmenin tedavi edici gücünü asla küçümsemeyin.
1000Kitap
Yeraltından Notlar
Günlük yaşamlarımızda çok düşünen insanlar olarak birçok şeyin farkına çoğunluğa oranla daha erken varıyoruz, bu farkındalık belirli konular ve o konuların bizim tecrübelerimizin süzgecinden geçip konuyu kendi özümüze göre yorumlamamıza kadar ulaşıyor. Bu yolculukta her birimiz kendi özel sürecimizi yaşıyoruz, benliğimiz iyi veya kötü deneyimlerle yontuluyor. Bu karmaşık süreci kurgulamamız aslında bir o kadar da hızlı gerçekleşiyor ve buna bilinç diyoruz. Çok düşünen "Overthinker"insanlar olarak bilinç seviyemiz bir hayli yüksek. Peki bilinçli olmak bize kendi bireysel tatminimiz, sosyal ilişkiler vb. birçok alanda yardımcı olsa da gerçekten bizim dostumuz mu? Bilinçsiz veya bilinci zayıf olarak değerlendirdiğimiz insanların daha huzurlu olduğunu söyler dururuz, istatistiksel olarak yaşama deneyimi insanların çoğunu huzursuzluğa daha yatkın hale getirir. Yani aslında huzura giden yol sadece bilinçsizlik veya bilgisizlik yolundan geçmez. ​"Yemin ederim ki baylar, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam bir hastalıktır... İnsan, çok bilmekle değil, az bilmekle mutlu olur." Affet Dosto baba ;(
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
25 yaşından sonra düşünmeyi keşfeden geri zekalılar bana overthinker muhabbeti yapıyor sizin 1 haftada düşündüğünüzü işerken gözden geçiririm ben.
1000Kitap
1180. Eğer bir overthinker yani aşırı düşünen birey sizi sevdiğini söylüyorsa ona güvenebilirsiniz çünkü zaten sizi sevmemek için her türlü ihtimali düşünmüştür. (6 Haziran 2025 10.03-Figen Uçar)
az önce şöyle bir şey okudum ve o kadar hoşuma gitti ki... eğer bir overthinker (aşırı düşünen) sizi sevdiğini söylüyorsa ona güvenebilirsiniz çünkü zaten sizi sevmemek için her türlü ihtimali düşünmüştür...
Overthinker Günlüğü: Kitabı Açmadan Önce 45 Dakika Düşünenler Kulübü Bir kitabı elime aldığımda aslında ilk sayfayı açmadan çoktan romanın içine girmiş oluyorum. Çünkü zihnim overthinker moduna geçiyor: “Acaba bu kitap gerçekten bana bir şey katacak mı?” “Bitiremezsem yarım bırakmanın vicdan azabıyla yaşayabilir miyim?” “Bu kitabı okursam başka hangi kitapları okumaya vakit bulamayacağım?” Daha kapağı açmadan, 3 alternatif son yazmış, kahramanların kimlerle evleneceğini tahmin etmiş, hatta filminin fragmanını kafamda görmüş oluyorum. 🤯 Ama sonra fark ediyorum ki aslında ben kitabı okurken, kitap da beni okuyor. Satırların arasında kendi düşüncelerimi, takıntılarımı, küçük savaşlarımı buluyorum. Belki de kitap okumak, overthinker’lar için en güvenli terapi odasıdır. Ne kadar düşünürsen düşün, sayfalar sana kızmaz. Tam tersine, her fazladan düşünceyi yeni bir paragrafa çevirir. O yüzden ben de diyorum ki: Overthinker olmak bazen lanet değil, gizli bir süper güçtür. Çünkü biz kitabı okurken, aynı anda 10 farklı ihtimali de yaşamış oluyoruz. Sonunda? Sayfa biter, düşünceler bitmez. Ama en azından yalnız olmadığını bilirsin: 45 dakika boyunca ilk sayfayı açmaya cesaret edemeyenler kulübüne hoş geldin. 🤣
Duygu ve Düşünce