Boğuluyorum. Yılların verdiği dolulukla hareket edemiyorum. Ağız kurur, boğaz düğümlenir, kelimeler yetersiz olmanın yanı sıra dışarı çıkacak gücü dahi bulamaz. Bu noktada, pencereden dışarı adım atmak ile merdivene adım atmak arasında bir fark yoktur. Her şeyin üzerine gelmesi değil belki de hiçbir şeyin üzerine gelmemesidir neden. Bazen de...
Her neyse.
Zihnin bedeni reddetmesi diye bir durum var mıdır psikolojide? Yabancılaşmanın tam ortasında kendinden uzaklaşmak.
Bir süredir nefes alamıyorum. Kafamda durmadan kurduğum saçmalıklar.
Yanımda ol diyemedim, canım yandı, ağlayamadım, söyleyemedim. Sabır kavramı anlamından utanır benim yanımda.
Kaç yıl oldu? 6? 7?
Nasıl bir canlı oluşumum ki ben, şu sonsuz evrendeki, bir toz zerresinden kaç milyar kat daha küçük olan dünyadaki en gereksiz tavırlar. Nedeni belli aslında. O çok farklı. Kimseye benzemiyor, yeri apayrı. Fikirlerimiz apaynı. O zaman neden bu kadar korkuyorum?
praise