Öyküm

Öyküm
@oykum1234
Soğukkanlılıkla?
9/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2020 18:18
Gerçekten ölmeden önce okunması gereken kitaplardan biri. Ve bana kalırsa kitabın adından yola çıkarak irdelemek istediği ana soru şudur: Katillerin çok kolay bir şekilde bir ailenin hayatına son verebilmesi mi yoksa bu eylemden sorumlu kişileri hiç sorgulamadan, anlayamaya çalışmadan ve ötekileştirerek, çok kolay bir şekilde infaza gönderebilen toplum ve hukuk sistemi mi? Hangisi daha soğukkanlı? Okurken yaşadığım inişli çıkışlı duygularla birlikte hayata dair önemli olguları sorgulatmasıyla ve gerçek bir hayat hikayesi olmasıyla tam bir başyapıt
Edebiyat
SoğukkanlılıklaTruman Capote · Sel Yayıncılık · 2004968 okunma
Reklam
Zweig'in "Korku"'su
7/10
·80 syf.··
2019 2. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2019 01:32
"Korku" Stefan Zweig'den okuduğum ilk kitap oldu ve beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim. Kitabın ana teması tabiki salt korku duygusunun anlatımı olmakla birlikte korku duygusunun insan üzerindeki fizyolojik etkilerinin ve sosyolojik etkilerininde de güçlü tasvirlerini görüyoruz. Bunun yanında korkunun kardeşleri ve kuzenleri olan kaygı, utanç ve çaresizlik gibi önemli bize ait duygularda işleniyor ve aslında benim anladığım kadarıyla bu duygularında hepsini, korkunun doğurduğu anlatılmak isteniyor. Baş kahramanımız "Irene Wagner" aracılığıyla Zweig bize içimizi sorgulama, duygularımızı tanımlama şansı sunuyor. Irene Wagner varlıklı, küçük burjuva dedikleri sınıfa mensup, kendi halinde bir evliliği ve çocukları olan, hayatı fazlasıyla düz bir çizgide yaşayan bir kadındır, onun sınıfından olmayan genç bir piyanistle bir gönül ilişkisi yaşar ama bir süre sonra tehditler almaya başladığında hayatının mahvolması düşüncesiyle uçurumun dibine gelir ve düşme korkusuyla çırpınmalarını anlatır bütün kitap boyunca. Hatta bu düşebilme ihtimalinin Irene'de doğurduğu kötü kabuslarda, yazarın metaforik olarak bunu anlatmak isteği ilgimi çekti. Irene'nin rüyasında gösterişli elbisesinin üstünden kayıp gitmesini görmesinin kendi hayatının ellerinden kayıp gitmesiyle ilişkilendirildiğini düşünüyorum. Ve sonrasında herkesin, çevresindekilerin onun çıplaklığıyla eğlenmesi ve dalga geçmesi. Psikolojik tahlillerin yanı sıra çok güzel bir toplumsal yergi var burda. Burjuvazi olayına gelirsek, Irene karakteri buna çok güzel bir örnek; şöyle ki Irene'in kocası saygın bir avukat ve hayatı lüks ve elit dediğimiz kesimlerdeki davetlerde ve organizasyonlarda geçiyor ve doğal olarak burnu biraz büyük ve bencil ve içten içe bu sanatçı ve yoksul kesimi hor görme ihtiyacı duyuyor. Genç
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
Kırmızı Pazartesi (Yorum ve İnceleme)
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Gabriel Garcia Marquez'den okuduğum ilk kitap oldu "Kırmızı Pazartesi". Başlangıç olarak doğru mu yaptım çokta emin olmamakla birlikte, kitap beni edebi olarak tam anlamıyla doyurmasada, alt metinlerinin toplumsal duyarsızlığımızı ve tabularımızı farketmemiz açısından yararlı buluyorum. İlk olarak "Santiago Nasar" adlı baş kahramanımızın o gün ölümünün gerçekleşeceğini herkesin bilmesi fakat engel olmak yerine bahaneler üretip, vicdanlarını rahatlatmaya çalışıp veya başkalarından medet umarak - bu genel olarak kendi günlük hayatımızda sürekli yaptığımız bir şeydir "aman ben karışmayayım başkası gelir halleder şimdi" hayat görüşüyle yaşıyoruz çoğumuz- bir katliama hep beraber sebep olduklarını görüyoruz. Kitap 1981'de yazılmış; çok uzak bir tarih olmasa da şuan ki kadar teknolojiyle iç içe geçmiş diğer bir ifadeyle Teknopoli (Postman, Neil, Technopoly, 1992) zamanının kafasında oluşturulmamış olmasına rağmen o zamandan daha çok bizi yansıttığını düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse karşı komşumuza hırsız girdiğini farketsek bile kılımızı kıpırdatmayacak acınası ve yalnız hayatlarımızı yaşıyoruz artık. Kitaba dönersem, kimse Santiago Nasar öldürülmeden önce kılını kıpırdatmaya gönüllü olmadığı halde, öldükten sonra koşa koşa ifade vermeye ve olanları anlatmaya gelirler soruşturma savcısına. Ben bunu insan türünün genel hali ve Hıristiyanların tabiriyle günah çıkarma olarak adlandırıyorum. Çok bencil ve acımasızken aynı zamandada çok kırılgan ve zayıfız. Bu karmakarışık durum ve zıtlıklardan doğuyor her şey. Farklı olarak, kadının yerine ve toplumdaki her bir bireyin özellikle erkeklerin onlardan beklediği görev sayılan törelere de değinmiş yazar. Kitabın en güzel satırlarından biri şuydu bence. " 'Onlar kusursuz kızlar' dediğini duyardım sık sık. 'Her erkek onlarla mutlu
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma