seninle konuşmanın özel grameri: hemen hemen her cümle "hatırlıyor musun" sorusuyla biter, ortak geçmişimizin g'si büyük yazılır, eylemlerimizin kipi daima güzel geçmiş zamandır ve çetin ile ender'i birbirine bağlayan bağlaçlar saymakla bitmez.
geçmiş ve gelecek birbirleriyle öncelik-sonralık ilişkisi içinde miydi? biri geride diğeri ileride miydi? bütün o anlattıklarımı biz mi yaşamıştık, yüzümüz ileriye dönük?
ben hala bilmiyorum çetin, bir ölüm haberi nasıl verilir? neyi gözetmeli insan? haberi alacak kişinin daha az sarsılmasını mı? böyle bir şey mümkün mü? olabildiğince geç öğrenmesini mi? geçen sürede ölenler dirilemeyeceğine göre! ölümü korkunç bir şey olmaktan çıkarmaya, anlaşılır, kabul edilebilir bir şey olarak göstermeye mi çalışmalı?