10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Merhaba kitap dostlarım Bugün sizlere Keşke ile geldim. Bazı kitaplar vardır,bittiğinde kapağını kapatırsınız ama hikâye zihninizde yaşamaya devam eder.Keşke benim için tam da böyle bir kitaptı.Okurken sadece Sabia ve Fikret’in hikâyesine eşlik etmedim umutların,hayallerin ve zamanın insanlar üzerindeki etkisine de tanıklık ettim. Yazar,tarihin izlerini kurguyla öyle güzel bir şekilde birleştirmiş ki kendimi zaman zaman olayların içinde hissettim.Bir yanda geleceğe umutla bakan insanlar,diğer yanda değişen şartlarla sınanan hayatlar vardı.Her sayfada farklı duygular yaşadım.Bazen umutlandım, bazen hüzünlendim,bazen de "keşke"lerin insan hayatındaki yerini düşündüm. En çok etkilendiğim şey ise karakterlerin iç dünyalarının samimiyetiydi.Sevgiyi,sadakati, fedakârlığı ve hayata tutunma çabasını oldukça doğal bir şekilde hissettirdi.Bu yüzden kitapla aramda güçlü bir bağ kurdum.Duygusal yönü güçlü,düşündüren ve geçmişe farklı bir pencereden bakmamı sağlayan bir okuma oldu benim için.Son sayfayı çevirdiğimde geriye sadece bir hikâye değil, uzun süre aklımda kalacak duygular kaldı. İnsan en çok yaptığı hatalara mı "keşke" der, yoksa yapmaya cesaret edemediklerine mi? Geçmişe dönme şansınız olsaydı, değiştirmek isteyeceğiniz bir an olur muydu? Yoksa bugün sizi siz yapan tüm kırgınlıklar, seçimler ve vedalar tam da olması gerektiği gibi mi yaşandı? Belki de hayat;cevabını yıllar sonra bulduğumuz bir "keşke"den ibarettir... Siz ne düşünüyorsunuz? . . #kitapyorumu#okudumbitti#kitaptavsiyesi #tarihikurgu#bookstagramturkiye
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,982 okunma
8/10
·470 syf.··
2026 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:25
Güzel bir hikayesi vardı. Kitabın atmosferi sizi içine çekiyordu. Charl’ın cesurluklarını ve karakter gelişimini görmek mutlu etti. Zavallı çocuk kitap boyunca çekmediği kalmadı yemin ederim. İlk önce üzücü bir kaza yaşadı oradan böceklerden yayılan salgını gördü ve peşine babası sağ olsun suikastçılar mı ejderhalar mı takılmadı yani. Başı beladan bir türlü kurtaramadı. Böcek salgını sahnelerini okumak beni ürpetti ciddili. Ne fenaydı o sahneler her yerden böcek falan fırlıyordu. O sahneleri atlattık dedik başına yine gelmeyen kalmadı bu sefer de manastırın hayaletleriyle uğraştı. Onlarla dostluğunu okumak çok tatlıydıı bayıldım. Hikayesel anlamda bencei iyiydi karakterlerin geçmişlerini de öğrendik. Kitap kalın olduğundan göz korkutabilir ama asla öyle değildi. Hızlı okunabilecek bir hikayesi vardı. Sizde eğer ana karakterin başına gelenleri okumak isterseniz bu kitabın evrenine davetlisiniz arkadaşlar. Ben 2 haftada bitirdim ama bu benim sorunumdu kitapla ilgili değildi. Kitabı ilk gördüğüm anda büyülenmiştim zaten. Mutlakaaa şans verinn.
Hayaletler DiyarıRachel Hartman · Olimpos Çocuk Yayınları · 20262 okunma
Reklam
10/10
·200 syf.··
2026 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:32
Murat Menteş romanının kendine has üslubu ve yapısını barındırıyor : Kafiyeli isimler. Akla hayale gelmeyen kurgu. Ve mutlaka araya başka kitap almamanız gereken tuhaf bir akıcılık. Bir defa keserseniz okumayı toparlamak çok zor baştan başlamanız lazım okumaya. Romanda yaşamanız lazım. Bu sefer bir inception yansıması ile başlıyor matrix ve Pluribus dalgalarında sörf yapıyoruz. Yanımızda da gerçek karakterlerin karikatürleştirilmiş kuruları. Sinan Canan bile var kitapta cinsiyet değiştirmiş Canan Sinan olmuş öyle bir kitap.
Ucuz RomancılarMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20241,081 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 90. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2023 04:12
‎Yun Ko-eun, Afet Gezginleri ile okuru, yıkımın bile bir "ürün" olarak satılabildiği o soğuk ve tekinsiz dünyaya davet ediyor. Romanın merkezindeki "Jungle" adlı turizm şirketi, afet bölgelerini egzotik birer destinasyon olarak pazarlarken, aslında çağımızın en büyük hastalığını teşhir ediyor: Felakete karşı duyarsızlaşma. ‎ ‎Yun Ko-eun, felaketi bir olaydan ziyade, bir ruh hali gibi tanımlıyor: “Afet dediğimiz şey tıpkı depresyon gibi, her yerde uykuya yatmış bekliyordu.” Bu cümle, kitabın ürkütücü atmosferini kusursuz özetliyor. Afet, bir gün aniden kapımızı çalacak bir misafir değil; zaten bizimle yaşayan, hayatımızın dokusuna işlemiş, her an tetikte bekleyen sessiz bir potansiyel. İnsan, kendi içsel yıkımı olan depresyonla dışsal yıkım olan afeti aynı potada eritiyor. Bu potada eriyen aslında felaketin, modern insanın konfor alanına sızmak için fırsat kollayan bir gölge olduğu gerçeğidir. Yazarın kurduğu bu bağ, afetleri dış dünyada gerçekleşen talihsizlikler olmaktan çıkarıp, insanın zihnindeki o karanlık, hareketsiz ve her an uyanmaya hazır kuluçka evresine taşır. Bir anlamda bizler, felaketlerin sadece tanığı değil, onları kendi içimizde büyüterek gündelik hayatın sıradanlığına yediren taşıyıcılarıyız. Bu sessiz bekleyiş, insanın kendine yabancılaşmasının ve hiçbir şeyin nihayetinde yolunda gitmeyeceğine dair o derinden gelen, bastırılmış kabullenişin sessiz bir yansımasıdır. ‎ ‎Roman, zamanın lineer akışını değil, içsel olarak genleşen anların ağırlığını tartıyor: “Bazen şu an içinde bulunduğumuz andan daha kısa bir boşluk hayatımıza daha büyük bir etki edebiliyordu.” Karakterimiz Yona için o "boşluk", şirkette yaşadığı tacizle başlayan ve Mui adasında derinleşen kırılma anlarıdır. Hayat, uzun yıllar süren çabalarla değil, saniyelik bir boşlukta, o "yapılmayan"
Edebiyat
Afet GezginleriYun Ko-eun · Doğan Kitap · 202384 okunma
Gerçekten Garip bir yaşam alanı ülkemiz
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Gürgen Öz ün sosyal medya paylaşımlarını kısa videolarını konulara bakış açısını ve eleştirel yönünü beğenerek takip ediyorum. Kitabı olduğundan haberim yoktu. Konu ana temada kısacık aslında lakin beyefendi öyle bir yazmış ki yolda olanları iç düşünceleri dilden dökülmeyen çatışmaları ve öyle bir seslendirmiş ki hikayeyi bir çok yerde sesli gülmeme neden olduğundan toplu taşımada garip bakışlara maruz kaldım Sonu çok etkileyici özellikle o son iç dökme sorgulama hesaplaşma göz yaşlarımı tutamadım. Hikayede bahsedilen birçok konuyu ülkemizde sürekli yaşayarak gözlemleyerek maruz kalmamıza rağmen yazarında bahsettiği gibi normalleştiriyor beynimiz maalesef. Ambale oluyoruz bir çok konuda sürekli ve çoklu uyaranlara maruz kaldığımız sürekli bir sistemsizlik, güvensiz, ahlaksızlığın moda olduğu adaletsizliğin normalleştiği insanlık dışı bir yaşam olanı oldu ülkemiz. O kadar azalıyor ki insan olabilen insanlar. Bunu görmek çok üzücü. Keyifli bir kitaptı her karakteri ayrı ayrı garson dahil çok sevdim ve takdir ettim. Hesaplaşmalarına ve dürüstlüklerine bayıldım. Okumak ve düşünmek için güzel bir hikaye.
Garip Bir YerGürgen Öz · Masa Kitap Yayınları · 0108 okunma
Puan vermedi·124 syf.·
2026 74. kitabı
Yavru penguen Paytak'la ailesi, arkadaşları ve ait olduğu penguen sürüsünün hikâyesi. Buzulların eriyip kopmasıyla türlü tehlikeler atlatan penguen sürüsü yeni bir yere göç etmek zorunda kalıyor. Bu süreçte Paytak çok cesur davranıyor ve özellikle arkadaşlarına öncülük ediyor. Bu yüzden kitabın sonunda sürünün en yaşlısı Paytak'ın adını Yürekli olarak değiştiriyor. Maceraları sırasında balina ve albatros gibi farklı hayvanlarla da tanışıp dost oluyorlar. İnsanların da hem iyi hem kötü olabildiklerini görüyorlar. Öyle harika muhteşem bir hikâye değildi ama okunmaz bir kitap da değil. Özellikle penguen seven çocuklar sevebilir. 8-9 yaş üzeri için uygun denebilir. Penguenlerin yaşamıyla ilgili epey bilgi veriyor. Heyecanlı kısımları olsa da aşırı aksiyonlu değil. Bazı kısımları sıkıcı sayılabilir. Özellikle penguenlerin karakter özelliklerine göre isimlendirilmesi ve bunun vurgulanması çok klişeydi. Önce penguenlerin insanları, sonra da insanların penguenleri kurtarması güzeldi; penguen sürüsü aynı olmadığından iyilikler daha da anlamlıydı. Sonunun umutlu bitmesi de güzel. Genel olarak okunabilir. Ama çok macera arayan çocuklara hitap etmeyebilir. Hayvansever, hassas çocuklar için daha uygun bir alternatif.
Eyvah Penguenlerin Soyu TükeniyorGamze Pat · Doğan Egmont Yayıncılık · 201816 okunma
Reklam
Reklam