Sevilmeyi eski bir plağa benzeteceğim bundan sonra.
Öyle kolayca indirilen, tek tıkla geçilen, her köşe başında çalan şarkılara değil. Bir zarfın içinden özenle çıkarılmayı bekleyen o narin siyaha...
Çünkü sevilmek, birinin hayatında dönüp dolaşıp aynı melodiye gelmesi demektir. Her dinleyişte başka bir ayrıntı fark etmek, her susuşta eksikliğini hissetmek...
Biliyorum; kırgınlıklarımdan kalan cızırtılarım var. Ruhumun bazı yerleri derinden çizik. Ama gerçek sevgi, kusursuz bir kayıt aramamak değil midir? İğne o yarıklara her değdiğinde çıkan sesi de şarkının bir parçası saymak...
Her takılmada sabırla beklemek, her defasında aynı hevesle başa sarmak...
Belki de sevilmek, bir plağın çiziklerine rağmen değil; biraz da o çizikler yüzünden vazgeçilmez olmasıdır.
Böyle sevebileceklere alıntılı... :))