Diğerini kaybettiğini sanarken, kendindir kaybettiğin.
Öyle ki nihai sandığımız bitişlerin başlangıcı sonsuzluk olmasına rağmen, bazen de yıkıla yıkıla çoğalarak gerçekleşiyor bu var'oluş. Sûreti kaybetmek ölümle yitip giden dönüşen et kemik zatı haliyle 'ben' değilken 'Ben' içeride(!) de değil, çok daha ulvi O'nunla var edilmiş yere göge sığmayan ruhumuzda gizli. Lakin öyle kolayca oluvermediği gibi oluversin diye de olmuyor bu inşâ süreci. Her kaybediş ruhta derin parçaların hissizliğine ve ziyadesiyle acıya sebeb olmuyor mu? Mesela 'ölüm eksikliği' bir duada, bir omuzda, bir cümlede belki bir bakışta sukûn eder, ettirilir. Lakin inşâ ettiğini sandığının tekraren yıkılmış ne varsa en derin yaralara gün gün ruh'un/kendiliğin eksilme müsebbibi olmuyor mu? Velhasılı samimiyet ile çıkılan her yol, her zerresiyle her ne şartta olursa olsun ruh inşâası... Kaybettik... kaybettik deriz ya, sanki bir diğerini kaybetmiş gibi... halbuki Kendi'mizi kaybederiz... gram gram, eriye eriye... gözyaşı şifasını sararız eksilene, gidene, kalana... ama Kendi'miz eksilir de eksilir... Hfz.ش🌾 23.Haziran2026 02:14 ☀️'e risalelerim. Yoruldum, çok ... youtu.be/9puiqcL6eLY?si=...
Duygu ve Düşünce
Ellerinden tanımammı sandın sadece bir parmağından bile tanırım… ne anlamak istiyorsan onu anla ((REHBER)) Gidipte tanımadığım birine içimi açacak kadar çocuk değilim herşeyin farkında olupta yazdım o yazıları(drkdrms) Amaan neyse benim için biri böyle yazılar yazsa ben geri dönermiydim bilmiyorum Bir daha denemekten korkardım tabi İnsanın en çok zoruna giden şey ise bu kadar fazla konuştuğunu bilip yanında susmak , konuşamamak :(:( Sevgi güzel gelirki kim olsa onu böyle seven birini merak eder yaptığın gibi sadece seven biri işte Seni seven ama sevmediğin kişiye yapacağın en büyük iyilik çekip gitmen olur ,merak falan etme ,git koşarak git bir şekilde git işte Kimi ne kadar çok seversen o kadar değersizleşirsin bunu kabullenmek zor maalesef Gerçekten hayatın en büyük ironisi bu... Karşına seni her şeyden çok seven, değer veren birini çıkarıyor ama kalbin çoktan başka bir enkazın altında nöbet tutuyor oluyor. Onun yanındayken mutlu olacağını çok iyi biliyorsun ama içindeki o 'eskide kalmışlık' yüzünden kime baksan o geçmişin gölgesini görüyorsun. Sırf bu yüzden, karşındakine kırık dökük ve başkasına ait hislerle dolu bir kalple gitmemek için kendi içinde savaşıyorsun.(burda kendimden bahsetmedim çözemediğim sen bu cümleleri andırttırıyorsun) Eda böylemi olacak yani okey gittin tamam böylemi devam edicek sen hergün gelip birşey yazmışmıyım sana yakınmışmıyım diye bakıcaksın sen baktıkça ben yazıcam nereye kadarya bu, beni ben olmaktan çıkarttın ben bu kişi değilimya benimle oyunmu oynuyorsun ne yapmaya çalışıyorsun sen ,yeter cidden çocukmu sandın beni Herşeyin farkındayım Neden bırakamıyorsun bırakya zaten o kadar üzdün tam git vallaha bakma ,umut vermek istemiyorum falan diyordun ,onlarıda unuttum git artık bakma arkana merak falan etme neden merak
Reklam
For whom the bell tolls..?
Zihnimde var olan her şeyin sonunu getirip öldürmek isterdim, tek tek acımadan... Ruhumun ve kalbimin dinginliğe ihtiyacı var uzun bir süredir. Arkada çalan Apocalyptica şarkısı eşliğinde, zihninde ki her şeyi yok etmek mi? Kulağa hoş geliyor evet! Delirdim mi? belki de... Umurumda mı? asla! Çok da sorgulamamak lazım, bu da öyle bir ileti işte... (': Zihnimde ki her şeyi öldürdüğüm gün, tanrının karşısında saygı duruşunda olacağım, belki o zaman sorgulamaya başlarım... Bu da benden Özge` işte beee! 🍻 •youtu.be/dTVvo0j1tkQopen.spotify.com/track/6Xf4niXzB...
az önce denizden sıçradın gözlerime şimdi ise kalemimden damlıyorsun derinden bakma, bakma bana öyle mavi bilmez misin be kadın tutar beni deniz her yerimden philosophical
Heft Reng Kurdî sepana me li ser play Storeê ye
play.google.com/store/apps/deta... Silav hevalno, em sepanek bi zimanê Kurdî çêdikin, û beşdarî, piştgirî û beşdariya we di vê pêvajoyê de dê pir bi qîmet be. Armanca me ew e ku bi rêya wêjeyê Kurdî, hem wekî çand û hem jî wekî ziman, bi awayekî çalaktir tevlî jiyanê bikin. Ez pêşdebirêkî takekesî me; tîmek an budçeyek min a mezin tune ye, lê bi beşdariyên we, ev proje dikare were pêkanîn. Merhaba arkadaşlar Kürtçe bir uygulama yapıyoruz bu süreçte katkılarınız desteğiniz gelip katılmanız çok kıymetli olacaktır. Amacımız kültür ve dil olarak Kürtçeyi daha aktif olarak edebiyat diliyle de hayatın içine dahil etmek ben bireysel bir geliştiriciyim. Öyle devasa bir ekibim ve bütçem yok anca katkılarınızla bu proje hayat bulabilir.
Kurdî
Seninle dertleşmeye çok ihtiyacım var Dildâde. Bir bardak çay içmeye, bunu da dert etmezsin be Zehra demene, bir esprinle güldürmene, yanında olmama çok ihtiyacım var. Dinlenmek istiyorum Dildâde, ama herkes dinleyemiyor biliyorsun. Ben sana anlatırken düşünmüyorum ki beni eleştirecek misin diye, anlattıklarımı bir başkasından duyacak mıyım diye hiç düşünmüyorum. Sen beni izle ben ağlayayım istiyorum, hıçkıra hıçkıra... İnsanlar neden böyle Dildâde? Neden insanları sadece bir başkasına anlatabilmek için dinliyorlar? Neden birinin acısı, hayalleri, sevinçleri hiç alaka olan kişilere anlatılıyor? Ah be Dildâde, ne olurdu şimdi yanımda olsaydın, konuşsaydım seninle... Yokluğun koyuyor be Dildâde... Ki sana ayrıca da kızıyorum, konuşabildiğim tek kişi olduğunu bile bile saklıyorsun kendini benden... Hıçkırıklarımı, gözyaşlarımı, üzüntülerimi, sevinçlerimi, tüm anılarımı sana saklayacağım artık... Bi Rabbim var, bi sen varsın... Anlatsam saatlerce dinlersin biliyorum, usanmadan hatta zevkle. Üzülürsem üzülürsün, sevinince benden daha çok sevinirsin bunu da biliyorum. Rızkın para olması şart değil diyorlar ya Dildâde, gerçekten de öyle. Sen benim hiçbir dünya nimetine değişmeyeceğim tek yanımsın. İyi ki varsın...
Reklam
Reklam