"Gün", diye açıklamaya başladı Muzo. "Aydı ama yine aynı. Dünün tekrarı gibi. Hatta ondan önceki günün ve ondan önceki... Öyle ki, ismi değişmese anlamayız değiştiğini."
Ahlâksızın ilkelerinden, estetiğinden ve donanımından söz açan ilk yazıda durup düşündüm, dahası biraz heyheylendim. Bu ne demek şimdi? "Ahlâksızın kışkırtıcı felsefesi" mi olurmuş! Ahlâksız, ahlâksızdır. Onda ilke ve estetik aramaya gerek var mı? Fakat yazar, sükûnetle sözlerini dinlemeye davet ediyor. Sonra şuna ikna oluyorsunuz; evet, ahlâksızlık üzere devam yaşamak için de bir çabaya ve belli ilkelere gereksinim var. Öyle anlaşılıyor ki, "ilkeli olmak" dilimizde olumlu bir kişilik özelliği olsa da, genel olarak her türden meslekte ya da yaşama biçiminde kimi ilkelere bağlı olmak gerekiyor. Ahlâksızlıkta böyle!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ahlâksızın ilkelerinden, estetiğinden ve donanımından söz açan ilk yazıda durup düşündüm, dahası biraz heyheylendim. Bu ne demek şimdi? "Ahlâksızın kışkırtıcı felsefesi" mi olurmuş! Ahlâksız, ahlâksızdır. Onda ilke ve estetik aramaya gerek var mı? Fakat yazar, sükûnetle sözlerini dinlemeye davet ediyor. Sonra şuna ikna oluyorsunuz; evet, ahlâksızlık üzere devam yaşamak için de bir çabaya ve belli ilkelere gereksinim var. Öyle anlaşılıyor ki, "ilkeli olmak" dilimizde olumlu bir kişilik özelliği olsa da, genel olarak her türden meslekte ya da yaşama biçiminde kimi ilkelere bağlı olmak gerekiyor. Ahlâksızlıkta böyle!
Okullar romancıya yardım etmez ama eleştirmene yardım eder; okul hipotezinin kendisine sağladığı o yapıştırıcıyı kullanarak, kolayına gelen her yere etiketler yapıştırabilir ve ben hayatım boyunca Bay Dashiell Hammett’ın yirmi sayfasından daha azını okumuş olmama rağmen, Bay Clifton Fadiman benim tarzımdan "hammett-vari sertlikte" diye bahsedebilir ve işleri kendisi için kolaylaştırabilir. O halde, tüm kurgu yazarları adına bir ricada bulunacak olursam, "eleştirel yargı" illüzyonlarına ve kendi çılgınca beyin fırtınalarının kesin doğruluğuna inanmış olan Tanrı'nın bu garip vekillerine derim ki: Gerçekten biraz safsınız, biliyorsunuz değil mi? Biz bu işi öyle yapmıyoruz. Kendi kendimize, "Şu şanslı herif işi belirli bir yoldan yaptı, biz de o yoldan yapalım ve paradan payımızı kapalım," demiyoruz. Bunu kendi yolumuzdan, her birimiz kendisi için yapmak zorundayız, aksi takdirde ortada hiç para olmaz.
"As… Bana kur yapmak mı istiyorsun?”
"Sana her şeyi yapmak istiyorum, göz bebeğim. Seni her şeyim yapmak istiyorum, her şeyin olmak istiyorum.”
"Sorsana.Söylesene be adam. Niye bunları söylemek yerine susuyorsun?”
"Deliriyorum. Kafayı yedireceksin bana. Bakma öyle. Bana böyle bakmaya devam edersen beni bir kez daha reddetmene izin vermeyeceğim.”