5/10
·392 syf.··
2026 61. kitabı
Mükemmel çift... Ruth Ware'in kitabı. Ama gerçekten onun kitabı mi emin olamadım. Gerçeğin izinde ve O kız kitabını yazan Ruth Ware miydi bu şimdi. Bence değildi. Hani nerede akıcı bir tempo ve ters köşe ben öyle bir şey okumadım. İlk başları çok sıkıcıydı. Sonuna kadar sabırla bekledim. Kesin dedim sonunda patlayacak kitap. Ama fıssss. Balon söndü. Üzüldüm. Bomboş. Tatsız tuzsuz bir kitaptı.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202637 okunma
Bir olmamışlık var ama ne?
4/10
Aylar sonra kitap okumaya dönmenin sevinci içindeyken yarım kalan okuma serüvenime dark romance bir kitapla devam edeyim dedim. Dedim ama keşke demeseymişim, yurtdışı ve yurtiçi bookstagramlar tarafından poh pohlanan bir kitap olduğu ilk sayfalardan belli oldu. Gençler, siz ya hacker temalı dark romance okumadınız ya da heyecanınızı kaybettiniz. Hacker var diye sevindim ama okuduğum kadarıyla sapık takipçilik dışında bir oyun göremedim. Öyle ki o kadar planlı ve sistemli bir hacker ki çok güzel oyunlar çıkabilirdi ondan ama ne yazık ki tam bir baştan savma olmuş. Gelelim dark romance kısmına; karanlık romantizmden kasıt travmatik çocukluksa tamamım ama bu durum dark romance olmaya yetmez. Kızımız Aly travmatoloji hemşiresi ama... anası boş. Oğlumuz Josh hacker ama... anası boş. Kısaca, kurgu çok güzel bir yere gidebilecekken, libido ve şehvetlerine delicesine kapılmış iki şaşkından başka bir şey çıkmamış ortaya. Kaslara, maskeye ve fanteziye ilgiliyseniz okey ama ben bunların yanında konu isterim, serim, düğüm isterim derseniz o yok. Olmadığı için yarım bıraktığımdan sebep çözümü var mı onu da bilmiyorum. Benim için sınıfta kalmasa da vasatın bir üstü bir kurgu ne yazık ki. Not; aşırı travmatik unsurlar var. 18 yaş altı okumamalı, +20 / +25 belki okur ama onun üstü yaşı da o satırlar kesmez. Hele ki dark romance seveni hiç sanmam. Dikkatli okunmalı...
Düşünce
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025561 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
EN BÜYÜK MERHAMETSİZLİK, KENDİMİZE YAPTIĞIMIZ!
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:20
Bir insanın kendini tüketmesi için gerçekten çok büyük acılar mı yaşaması gerekir? Yoksa her gün biraz daha yorulmak, herkese yetişmeye çalışmak, kimseyi kırmamak için kendinden vermek, sürekli daha iyisini yapmak zorundaymış gibi hissetmek de insanı fark ettirmeden tüketmeye yeter mi? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün Beyhan Budak ’ın yeni kitabı Kendini Tüketmeden Yaşa ’yı kendimce inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım… Öncelikle Beyhan Hoca ön sözde kitabın nasıl ortaya çıktığından bahsetmiş, ben de bunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Beyhan Budak kendini kötü hissettiği dönemlerde kendisine sık sık şu soruyu soruyormuş: “Eğer şu an kendime terapiye geliyor olsaydım, kendime ne söylerdim?” Sonra da böyle zamanlarda kendisine iyi gelen düşünceleri, fark ettiği şeyleri, hayat tecrübelerini bir yerlere not almaya başlamış. Bu düşünceleri yıllar boyunca seminerlerinde, videolarında insanlarla paylaşmış ve insanların bunlardan faydalandığını görünce de bir gün kitaplaştırmayı hayal etmiş. Şu an incelemesini yaptığım kitap da aslında bu hayalin ürünü. Belki de bu yüzden kitap boyunca kendimi akademik bir psikoloji kitabı okuyor gibi değil de yıllardır insanı gözlemleyen, mesleğini severek yapan ve en önemlisi anlattığı şeyleri gerçek hayatın içinden süzen biriyle sohbet ediyormuş gibi hissettim; ki zaten Beyhan Hoca’nın en sevdiğim taraflarından biri bu… Günümüzde kişisel gelişim ve psikoloji alanında içerik üreten o kadar çok insan var ki… Bir kısmı insanı birkaç dakikalığına iyi hissettiren ama hayatın içinde hiçbir karşılığı olmayan cümleler kuruyor. Dinlerken güzel geliyor, paylaşırken havalı duruyor ama iş gerçek hayatla yüzleşmeye gelince elde koca bir hiç kalıyor. Beyhan Hoca’yı yıllardır takip eden biri olarak onu farklı kılan şeyin tam da burada olduğunu
Edebiyat
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202631 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 60. kitabı
Kitap zaten minicik; seksen sayfalık bir novella. Bu yüzden oturdum ve neredeyse bir solukta okudum. Kısa olmasının da etkisiyle sayfalar hızla aktı. Bärlach ilginç bir karakterdi. Alıştığımız dedektiflerden oldukça farklı. Yaşlı, hasta, bazen bildiklerini paylaşmıyor, bazen de soruşturmayı öyle tuhaf yönlendiriyor ki neyin peşinde olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz. Hatta bir ara "Yoksa suçlu Bärlach mı?" diye düşündüğümü bile itiraf edeyim. Romanın en sevdiğim yanı da buydu aslında. Katilin kim olduğundan çok, Bärlach'ın nasıl bir oyun kurduğunu merak ettim. Aksiyonun ya da büyük sürprizlerin peşindeyseniz beklentinizi tam karşılamayabilir. Ama karakter odaklı, psikolojik yönü güçlü ve biraz da düşündüren polisiyeleri seviyorsanız bence şans verilebilir. Hem kahvenize de güzel bir eşlikçi olur.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Yapı Kredi Yayınları · 2026308 okunma
...Sonra bir daha göremedim onu.
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
152 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:43
...Sonra bir daha göremedim onu. Onun ilk aldığım kitabı "İçinizdeki Öküze Oha Deyin!" adlı eseri olmuştu. O vakitler kitabı alıp okumamış olabilirim. Nedense yıllar sonra bir reels videosunda 14 yıl sonra bir kitap yazdığını görünce hatırladım Bülent Akyürek'i. Hemen kitabı inceledim ve kapitalist sisteme karşı bir manifesto romanı olduğunu hissedip sipariş ettim. Kitaba başladım belli bir yere geldim ve nedense kaldı öyle. Kitaplığımda (Ki evin koltuk bazasının içine doldurulmuş vaziyette...) bir kitaba bakarken "İçinizdeki Öküze Oha Deyin!" kitabı geçti elime ve önce onu okudum. Kitabı okuduğum sıralarda yeni röportajlarını izlerken kenarda çıkan önerilerle eski bazı eski videolarını izlemeye de başladım. Bir gün bir videonun yorumlarına göz atarken "Allah rahmet eylesin" mesajını görünce şok oldum. İçime bir şey oturdu neden bilmiyorum ama çok üzüldüm. Keşke ölmeden bir defa sohbet etme imkanım olsaydı dedim. Geriye Doğru İleri kitabını okudum ve ardından Satılık Adam'ı. Herkesin her şeyi ölümüne istediği, elde etmek için canına dişini taktığı bu dünyayı elinin tersiyle itmekten bahseden bu adamı çoğu kişi elbette anlayamaz. Bence o hastalıklarla geçen ömründe farklı bir frekansa girmeyi başarmış ve sonsuz olanın peşine düşmüş ender şahsiyetlerden biriydi. Satılık Adam kitabı bir roman evet ama daha çok insana kendini sorgulatan bir monolog gibi. Bu kadar uzun olmayabilirdi belki daha konsantre hale getirilebilirdi kitap ama hastalıklarla boğuşan yazarın 14 yılda yazdığı bu metinleri belki de son bir kez elden geçirme fırsatı bile olamamış olabilir. Ama her halükarda okunası ve içinden mutlaka pay çıkarılması gereken güzel bir roman. Kendi deyimiyle, belki de bir dünya klasiği olur kim bilir? Romanın sonlarına doğru "Bir insanın değerinin anlaşılması için en
Edebiyat
Satılık AdamBülent Akyürek · Ketebe Yayınları · 2025152 okunma
Ana Huang dan Forvet incelemesi
8/10
·592 syf.··
2026 63. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Forvet Ana Huang'ın nerdeyse bütün kitaplarını okumuşumdur. O yüzden yeni bir serinin ilk kitabını çıkarttı mı hemen okurum. Serinin adını bilmiyorum ama kapağından anlaşıldığı üzere serinin asıl teması spor romantizm Ve futbol. Daha türkçeye çevrilmeden önce görüyordum sürekli pinterestten flan. Karakterlerin görselleri çıkıyordu önüme. Okumak da şimdiye nasip oldu. Arka Kapağı: O, İSTEDİĞİ AMA ASLA SAHİP OLAMAYACAĞI TEK KADINDI. Asher Donovan yaşayan bir efsane, Premier Lig'in gözbebeği ve -belki de-dünyanın en büyük futbolcusuydu. Ancak pervasız hareketleri ve yakın zamanda başka bir takıma transfer oluşuyla medyada büyük yankı uyandırmıştı. Ezeli rakibiyle takım arkadaşı olduktan sonra büyük bir kavga etmiş, bu yüzden de takımı şampiyonluğu elinden kaçırmıştı. Şimdiyse onunla bağ kurmak için yan yana antrenman yapmak zorundaydı. Yaz boyunca bu antrenmanlara katılmak o kadar da zor olmamalıydı... Ta ki Asher yeni antrenörüyle tanışana kadar. Scarlett DuBois hem çok güzel hem de çok yetenekli bir kadındı ve Asher ne kadar uğraşırsa uğraşsın onu aklından çıkarmayı başaramıyordu. Fakat ortada bir problem vardı, o ezeli rakibinin kız kardeşiydi ve Asher'a tamamen yasaktı. Scarlett DuBois, kariyeri trajik bir kazayla son bulan eski bir baş balerindi. Şimdi prestijli bir dans akademisinde eğitmenlik yapıyor olsa da hâlâ geçmişinin hayaletleriyle boğuşmaya devam ediyordu. Üstelik isteyeceği en son şey, bütün yazını Asher Donovan'la çapraz antrenman yaparak geçirmekti. Ancak ağabeyi acil bir durum nedeniyle Londra'dan ayrılınca, Scarlett kendini yakışıklı ve çekici forvet oyuncusuyla tehlikeli derecede yakın bir mesafede bulmuştu. İşin antrenman tarafıyla baş edebilirdi. Peki ya aşk tarafı ne olacaktı? Bu kesinlikle söz konusu dahi
ForvetAna Huang · Martı Yayınları · 202593 okunma