en azından kafamın içinde bazı şeylerin akmadan öylece kalabildiği,dışarıda son sürat değişen manzaraya inat,içeride,bazen çok derinde,kaçıp sakinlediğim bir bahçe bulmak istiyorum.

nur

@saniyend_
·
"oysa artık bir limana sürüklenmek istiyorum,Deniz. kök salmak istiyorum.bir yerde ya da birinin yanında biraz olsun kalabileceğime inanmak istiyorum."
Bu kimin cenazesi böyle? Her yerden dalga dalga insanlar geliyor. Omzuma dokunan her bir el, bana senin yokluğunu mu hatırlatıyor? Anlam veremiyorum gözümden akan yaşlara. Duymak istemiyorum dudaklardan dökülen o basmakalıp cümlelere. Lütfen biri beni sarsın ve anlatsın gerçekleri. Bu kimin cenazesi? Karşımda duran, siyahlara bürünmüş bunca insan kim? Eline kına yakan bir gelin nasıl ağlıyorsa, onlar da öyle ağlıyor için için. Lütfen biri dur desin bu saçmalığa ya da beni alıp çıkarsınlar aydınlığa. ​Bir yanım kalmak istiyor aslında; eğilip saçımı okşayan kadının fısıltısını duymak istiyor bir yanım ise sadece kaçmak... "Bu bir oyunsa artık son bulsun," diyor içimden bir ses. Burası iyice doldu, birazdan taşacak sanki. Üzerimden gelip geçenlerin gözlerini bana diktiğini seziyorum. Onlar neden ağlıyor? Neden? Biri "yazık oldu" diyor, bir başkası "hak etti" diye mırıldanıyor. Ama kime diyorlar, bilmiyorum. ​Ağıtlar yükselmeye başladı . Peçeteler ellerde, gözyaşlarına yetişmeye çalışıyor. Herkesin elindeki o su şişeleri ya öylece duruyor ya da boğazlardan zorla geçiyor. Sahi... Bu kimin cenazesi böyle?
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hikayesi bitmiş ama sandalyeleri öylece denize karşı kalmış gibi. Ya da Karşısında koca bir deniz, kıyısında iki kimsesiz sandalye. Gibi
Sayfalar...
Kitap okurken kaç sayfam kalmış diye bakmayı çok seviyorum. Kaç sayfam daha kalmış seni bana hatırlatan? Kaç cümle kalmış yüzüme sen diye çarpacak? Kaç harf içinde senin adını arayacağım? Bir kitap daha açtım senin tozlu hatıralarına. Başkalarının aşkını, acısını okuyup unutmak için seni. Ama bir sorun oldu, hepsi bana sadece seni hatırlattı. Uzun uzun yazmayı seviyorum. Sana söyleyemediğim, anlatamadığım tonlarca şeyi kusmayı seviyorum. Sen bilmesende, duymasanda, işitmesende ben yazmaya devam ederim. Belki bir gün senin kıyına vurur bu not dolu şişeler. Ama sen açıp bakmazsın her şeyi kırıp parçaladığın gibi onada aynısını yaparsın. Bomboş oturmayı seviyorum. Evet, hiçbir şey yapmadan, öylece, amaçsız. Senin gelmeni bekleyerek oturuyorum. Bu oturuşlara güzellik katıyor. Bir kahveyi daha bitiriyorum, bir sigarayı daha sallıyorum. Sayfalar çarpıyor yüzüme yeniden. Unut onu, der gibi. Boşver gitti işte unut artık, der gibi. Bilmiyor unutmanın ne kadar zor olduğunu, nerden bilsin? Sen korkma unutmam ben seni, unutmayı bile unuttum zaten. Hatırlamayı bile unuttum. Ama seni unutmam korkma. Bir bebeğin annesinin yüzünü hatırlayışı gibi. Bir balığın her seferinde suda olduğunu hatırlayışı gibi. Bir aşığın her seferinde terk edildiğini hatırlayışı gibi hatırlayacağım seni. Ama eğer sen unuttuysan, Kırgın değilim sana, Olsun ben senin yerinede unutmam, Zaten sen aşkı hiç becerememiştin, Aşk en çok sana uzaktı, Ve aşk en çok sana yakışmazdı...
Ümit etmek ile, pes etmenin masasindayim Biri, güzel yarınların şerefine kaldriyor kadehi Diğeri, göçüp gidenlerin ağidını yakıyor içim de..! Biri, çocuklar diye bağırıyor, avazı çıktığı kadar. Diğeri, mezarlık bekçisi, Susuyor öylece..!
Başıma alıp dağlara çıkacağım Avazım çıktığı kadar haykıracağım Dağlar taşlar yıkanacak gözyaşlarımla Beni onlar anlayacak derken... Ben sen anla diyorum aslında. Baktın öylece... ANLAYAMADIN!!!!!!!!!! Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir