Bir yerlerde okumuştum; 'İnsan, kalbi kırık doğar, hayatı boyunca o kırıkları birleştirecek birini arar' diyordu. Ama bazen öyle bir an geliyor ki, o kırıkları bir araya getirmeye çalışırken parmakların kanıyor. Bakıyorsun, ne yaparsan yap dikiş tutmuyor o eski kumaş. İşte tam o eşikte, elindeki o keskin parçaları öylece yere bırakmayı öğreniyorsun. Varsın eksik kalsın, varsın tamamlanmasın bu hikaye. Çünkü bilirsin; bu hayatta en çok enkazı tek başına kaldıranlar anlar gecenin dilini. Bir şarkı çalar uzaklarda bir yerde, senin hiç gitmediğin bir sokağa yağmur yağar, bir çocuk hiç bilmediği bir oyuncağa küser... Hepsi gelir, senin o yıkık dökük odanın ortasındaki sessizliğe eklenir. Yalnız değilsin bu buruklukta, sadece çok kalabalık bir sessizliğin parçasısın."