“Beni uzaklara hayran bilmişler Oysa kaçtığım yazgımdır.”
soluma denk olmayan insanları soluma denk getirdim oysa küçükken sağımı da solumu da iyi bilirdim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gece midir seni bana düşündüren? Yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen? Kim bilir Kaç kişi ayrı yataklarda birbirine sarılarak uyuyordur Oysa... O beni ben de onu bekliyordum... ÖZDEMİR Asaf..... 🍂🍁
Kitap okumayan, düşünmeyen ve tefekkür etmeyen insanın dünyası zamanla daralır. Kelimeleri azalır, soruları kaybolur, hayreti kaybolur. Oysa insanı insan yapan merak etmesi araştırması ve öğrenmeye devam etmesidir...
Nereye gidersen git, kendinden asla kaçamazsın...
Sırtındaki çantada çürümeye yüz tutmuş bir meyve taşıyan bir yolcuyu hayal edelim. Yolcu nereye gitse burnuna berbat bir koku gelir. Oturduğu kahvehaneyi değiştirir, başka bir sokağa geçer, hatta başka bir şehre taşınır. Ama o kötü koku peşini bir türlü bırakmaz. Gittiği her yeri suçlar, oysa koku bizzat kendi sırtındaki çantadan gelmektedir. Çantanın içini açıp o çürük meyveyi atmadığı sürece, dünyanın en temiz, en güzel çiçek kokulu bahçesine de gitse o huzursuzluktan kurtulamaz. Murakami bize tam olarak bunu hatırlatıyor. İçimizdeki kırgınlıkları, öfkeleri ve çözülmemiş meseleleri halletmeden sadece adres değiştirmek bizi kurtarmaz. Yeni bir şehir, yeni bir iş ya da yeni insanlar geçici bir süre zihnimizi oyalayabilir ama fırtına dindiğinde yine kendi çıplak gerçeğimizle baş başa kalırız. Huzur, bilet alıp uzaklara kaçarak değil, kendi içine dönüp o bavulu temizleyerek bulunur.
1000Kitap
Oysa biri anlamalı 😂😂