“Beni yanlış anladın” derler. Çünkü bazen en rahatsız edici şey yanlış anlaşılmak değil, fazla doğru anlaşılmaktır. Oysa anlaşılmak isteyen insan susmaz; anlatır, düzeltir, kendini açar. Susuyor ya da saldırıya geçiyorsa, mesele yanlış anlaşılmak değil, görülmüş olmaktır.
Aklı ile duyguları arasında sıkışıp kalıyordu. Doğru olanın aklını dinlemek olduğunu biliyor, ama bunu başarabilmek için kendini zorlamak zorunda kalıyordu.