Ucubelerle savaşanın bu arada kendisinin de bir ucubeye dönüşmemeye dikkat etmesi gerekir. Uzun süre bir uçuruma bakarsan, uçurum da senin içine doğru bakar.
Umut. — Pandora kötülük dolu kabı getirip açtı. Tanrıların insanlara bir hediyesiydi bu; dıştan bakıldığında güzel, baştan çıkarıcı bir hediyeydi ve “Mutluluk Kabı” demişti ona. Sonra tüm kötülükler, canlı, kanatlı varlıklar uçarak dışarıya: o gün bugündür uçuşup dururlar ortalıkta ve gece gündüz zarar verirler insanlara. Tek bir kötülük henüz çıkamamış kaptan dışarıya: o sırada Pandora, Zeus’un isteğiyle kapatınca kapağı, kalmıştı o kötülük kabın içinde. Şimdi mutluluk kabını her zaman evinde tutar insan ve bir hazinenin bulunduğunu zanneder bu kabın içinde; onun emrindedir hazine, uzatır elini canı istedikçe: çünkü bilemez Pandora’nın getirdiği kabın kötülük kabı olduğunu da, geride kalan kötülüğün mutluluk verici en büyük şey zanneder — umuttur o şey. — Zeus, öteki kötülüklerden de fazlasıyla eziyet çeken insanın, yaşamı kestirip atmamasını, hep yeni eziyetler çekmeye devam etmesini istemişti. Bunun için insana umudu verdi: aslında kötülüklerin en kötüsüdür umut, çünkü insanın çektiği eziyeti uzatır.
Bazı insanlar için sosyal ilişkiler bir oyun alanıdır. Bu insanlara "oyuncu" diyebiliriz. Onlara göre iletişim, kazanılan ya da kaybedilen bir mücadeledir. İletişim, anlamak için değil; kontrol etmek, yönlendirmek ve üstünlük kurmak içindir.
Niyetleri Anlamak Değil, Yönlendirmektir
Bu kişilerle kurulan ilişkilerde gerçek bir diyalog yoktur. Sizinle bir şey paylaşmak, sizi anlamak gibi bir dertleri olmaz. Yalın ve samimi iletişim onlar için bir zayıflık göstergesidir. Yalan söylemekten çekinmezler, sözlerinizi çarpıtabilir, olayları kendi lehlerine bükebilirler. İletişimde sadece iki seçenek görürler: ya saldırı ya da savunma.
Söylediğiniz her şey bir tehdit gibi algılanır. Bu yüzden kendilerini açıklamak yerine sizi suçlamaya başlarlar. Dürüstlük beklemeyin. Açık konuşmaz, sorumluluk almazlar. Hatalarının faturasını her zaman size keserler.
Güçlü Gibi Görünüp Kırılgandırlar
Bu kişiler dışarıdan güçlü görünseler de aslında derin bir özgüven sorunları vardır. En ufak eleştiride savunmaya geçer, sizi suçlar, mağdur rolüne bürünürler. Empati kurmazlar. Söyledikleriyle yaptıkları birbiriyle çelişir. En belirgin özelliklerinden biri de şudur: Onlar gerçek bir ilişkiye inanmazlar. Karşılarındaki ne kadar samimi olursa olsun, bunu bir oyun numarası sanırlar. Çünkü kendileri asla oyun dışında yaşamamışlardır.
Etkileri Geriye Sinsi Bir Zihin Yorgunluğu Bırakır
Onlarla konuştuktan sonra zihninizde bir bulanıklık, bir huzursuzluk kalır. Günlerce aynı cümleleri düşünür, “ben mi yanlış yaptım? ben mi yanlış anladım?” diye kendinizi sorgularsınız. Oysa bu onların toksik etkisidir. Zamanla kendi sınırlarınızı, hatta kimliğinizi yitirirsiniz. Kendinizi tanıyamaz hale gelirsiniz.
Çözüm: Uzak Durmak
Bu tür insanlara karşı hissettikleriniz aşk ya da sevgi değil, travma bağıdır. Onlar