Cengiz Han'a Küsen Bulut.
Kitap bir ana hikayeden ve bunun içinde yer alan başka bir hikayeden oluşuyor. Olay SSCB'de yaşayan Abutalip isimli bir kişinin etrafında dönüyor. Abutalip 2. Dünya Savaşı sırasında askerde iken bir grup silah arkadaşı ile birlikte nazilere esir düşüyor. Daha sonra bir şekilde esirlikten kurtuluyorlar. Aradan yıllar geçiyor Abutalip evlenmiş ve iki de çocuğu varken bu olay hiç yoktan başına dert açıyor. İşte kitapta olaya tam olarak buradan giriyor. İlk olarak evde Abutalip'i bekleyen ve onun tutuklu olduğundan bihaber Ailesinin tasviri yapılıyor. Abutalip sorguda iken onun yazdığı hikayelerin onun hakkında delil olarak kullanılabileceğinden bahsediliyor. Bu hikayelerden birisi ise "sarı özek" bu hikaye cengiz han hakkında bahs ediliyor bu durum SSCB'de yasak olan milliyetçilik olgusuna ters bir durum olarak değerlendiriliyor. Bu hikaye kitap içinde ana hikayeden ayrı olarak bu şekilde sunuluyor hiç bir kesinti yapılmadan sunuluyor ve bitiyor sonra tekrar Abutalip'in hikayesine geçiliyor ve bu hikayede Abutalip, yazarın bir diğer önemli kitabı olan, "Beyaz Gemi" adlı romanın ana karekteri ile benzer bir son paylaşıyor.
Kitap hakkında hissettiklerim ise şöyle;
Kitap beklediğim gibi değildi.
Başlangıçta Abutalip'in ailesi üzerinde çok az durulmuş. Yine Abutalip'in sorgusu hiç merak uyandırmıyor akıcı ve sürükleyici bir anlatım yok. Sarı özek hikayesi de aynı şekilde başlıyor ta ki bu hikayenin ortalarına gelene kadar o anda olaylar öyle bir gelişiyor ki bu durum bir belirsizlik ve bir merak uyandırıyor. Bu olayların sonunda da durum daha duygusal bir vaziyet alıyor. Ve hikaye uzatılmadan bitiyor. Bu hikaye hacim olarak ana hikaye kadar yer kaplıyor. Ana hikayeye dönülüyor tekrar. Tabi bu sefer başlangıçtaki gibi değil hikaye biraz