"Efendim," demiş, "aslında şu anda dahi elimde bir Silmaril var."
"Göster o zaman," demiş kral hayretle.
"İşte bunu yapamam," demiş Beren, "çünkü elim burada değil," ve sakat kolunu uzatmış.
Bu neşeli, akıllı uslu insan sesleri arasında yalnızım. Bütün bu insanlar vakitlerini dertleşmekle,aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. Tanrı aşkına hep birlikte aynı şeyleri düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar. Bakışı içe dönük, balikgozlu,kimsenin kendisiyle uyuşmadığı adamlardan biri aralarına karışmayagörsün, suratları hemen değişir.
Şimdi hatırladıkça bunları, utanıyorum, diyeceğim ama birçok kelimelere kafamızda verdiğimiz anlamlar, hiç olmazsa o kelimeler kadar yanlış, yalan, kof... Sirklerde bazı ehli hayvanların adeta utanma kelimesinin anlamına yakın bir halde sinişlerini görmüştüm. Utanılacak şeylerden utanmaz olduğumuz nispette hayvanlarla uyuşur, tabi bir ahlaki telakkimiz olsaydı, bari.